0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Yoksulluk Nafakası | Yoksulluk Nafakası Ne Kadar 2021

Günümüzde yürürlükte olan Medeni Kanun yakından incelenecek olursa 4 farklı nafaka çeşidi olduğu görülebilir. Yoksulluk nafakası da bunlardan birisi olup belirli durumlarda meydana gelen ve boşanma sonucunda taraflardan birisinin yoksulluğa düşmesi sonucu verilen para yardımıdır. Biz de sizin için bu yazımızda yoksulluk nafakası hakkında merak edilen bütün sorulara cevap verip bilmesi gereken noktalara değindik.

Süresiz Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası yapısı itibarıyla süresiz olarak verilen bir para yardımıdır. Boşanmadan sonra taraflardan birisi diğerine oranla daha yoksul olup hayatını idame ettirebilmek için yeterli gelire sahip değilse hâkim tarafından onun lehine yoksulluk nafakası kararı çıkabilir. Neredeyse her konuda olduğu gibi yoksulluk nafakası için de geçersiz olduğu durumlar bulunur. Bunlardan ilki yoksulluk nafakası alan tarafın vefat etmesi durumunda nafakayı veren kişinin bu görevden azledileceğidir.

Diğer yandan yoksulluk nafakası yardımından faydalanan taraf boşandıktan sonra bir başkası ile evlenirse almış olduğu bu para yardımı kendiliğinden düşecektir. Tıpkı vefat etme durumunda olduğu gibi verilen bu nafaka tipinin iptal edilmesi için başvurdu bulunulmasına gerek kalmaz. Yoksulluğu ortadan kalkması durumunda ise nafakayı veren kişinin ödemiş olduğu yoksulluk nafakası yardıma ortadan kalkabilir. Daha sade bir dil ile anlatacak olursak eğer yoksulluk nafakası yardımından faydalanan kişi boşanmış olduğu halinden daha iyi bir ekonomik duruma kavuşursa faydalandığı bu yardımda nafakayı veren kişi azledilecektir.

Bu olay genellikle yeni bir işe girme, miras kalma ya da ekonomik halin daha iyiye gitmesi durumlarında ortaya çıkar. Süresiz yoksulluk nafakası aynı zamanda bu yardımdan faydalanan kişinin evlilik dışı ilişki yürütmesi durumunda da ortadan kalkacaktır. Özellikle boşandıktan sonra bir başkasıyla yaşayan kişilerde bu durum yaygın olarak görülür. Bunun için başvuru yapılması ve alınan yoksulluk nafakasının düşmesi için söz konusu birliktelik durumunun ispatlanması gerekir. Son olarak haysiyetsiz bir hayat sürme de yoksulluk nafakasından faydalanamamak için yeterli bir sebeptir. Özellikle boşandıktan sonra toplumun ahlak kurallarına uymayan bir hayat süren kişiler almış oldukları bu yardımdan faydalanamazlar.

Çocuğun Yoksulluk Nafakası

İştirak nafakası olarak da bilinen çocuğun yoksulluk nafakası genellikle boşanmadan sonra ortaya çıkan durumdur. İştirak nafakası alabilmek için çocuğun velayetini üzerinde bulundurmak gerekir. Bir başka deyişle çocuğun yoksulluk nafakası boşanmış olan taraflardan çocuğun velayetini üstlenen kişiye verilen yardımdır. Bu yardım çocuğun eğitim, yaşam, beslenme, giyim, eğlence ve kültürlenmesi için verilen paraları kapsar.

Çocuğa verilen yoksulluk nafakasında faydalanabilmek için tarafların karşılaması gereken herhangi bir yükümlülük bulunmaz. Zaten velayeti alırken gerekli olan bütün yükümlülükler yerine getirilmiş olur. Çocuğun yoksulluk nafakası alabilmek için başvuruda bulunabilecek 4 farklı kişi bulunur. Bunlardan ilki boşanma sonrasında velayeti alacak olan çocuğun anne veya babasıdır. Ergin olmayan çocuklar için verilen bu nafakada yoksulluk durumu önemli değildir.

Nitekim burada amaç çocuğun yetişkinliğine kadar yapılacak olan eğitim, sağlık ve barınma gibi ihtiyaçları karşılamak olur. Çocuğa verilen yoksulluk nafakası alabilecek ilk kişi ise fiili olarak ona bakan ve velayetini almış olan ebeveynlerden birisidir. Çocuğun velayetini elinde bulunduran bu ebeveyn ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yoksulluk nafakası alabilir. Bu nafaka tipinden faydalanabilecek diğer kişi boşanmadan sonra çocukla ilgilenip onların velayetini alacak olan kayyum olur. Sizin de bildiğiniz gibi boşanma davalarının çoğunda hakimler velayeti iki tarafa da vermez.

Bunun nedeni söz konusu ebeveynlerin çocuğa bakabilmek için yeterli psikolojik, ruhsal, ekonomik ve sağlık durumlarının olmamasıdır. Aynı zamanda çocuğun gelişimi için olumsuz etkide bulunabilecek ebeveynlerin de velayeti almaları neredeyse mümkün değildir. Böyle durumlar için ise hâkim çocuğa bakması için bir kayyum atayıp bakımını üstlenmesini sağlar. Ailesinden ayrıldıktan sonra bakımının üstlenmesi için ise boşanan taraflardan yoksulluk nafakası alıp onunla ilgilenecek olan kayyuma verilmesini sağlar. İştirak yani çocuğun yoksulluk nafakasından faydalanabilecek bir diğer kişi ise vasi olur.

Genellikle hala, amca, dayı, teyze, enişte, büyükanne ve büyükbabalardan seçilen bu vasiler tıpkı yukarıda olduğu gibi boşanan çiftlerin çocuğa bakabilmek için gerekli koşulları sağlamadığı durumlarda devreye girer. Hakimler de çocuğun velayetini alan vasilerin onları daha iyi bir ortamda büyütebilmesi için boşanan taraflardan yoksulluk nafakası talep eder. Çocuğun yoksulluk nafakasından faydalanabilecek son kişi ise bizzat çocuğun kendisidir. Ayırt etme veya diğer bir deyişle karar verme yetisine sahip olan çocuklar ergin yaşlarına gelene kadar ebeveynlerinden yoksulluk nafakası alabilir.

Anlaşmalı Boşanmada Yoksulluk Nafakası 

Neredeyse bütün boşanma davalarında olduğu gibi anlaşmalı boşanma davalarında da yoksulluk nafakası talep edilebilir. Bu nafaka çeşidinden faydalanabilmek için ihtiyaç duyulan tek şey boşanma sonrası taraflardan birisinin diğerine oranla daha kötü bir ekonomik duruma düşeceği olur. Yoksulluk olarak da nitelendirilebilecek bu durum sonucu yoksulluk nafakasından faydalanmak mümkündür.

Sizin de bildiğiniz gibi boşanma davaları içerisinde en zahmetsiz olanı anlaşmalı boşanma davaları olur. Nitekim çiftler hâkim karşısına çıkmadan önce neredeyse bütün konular üzerinde uzlaşmış olup gerekli anlaşmaları sağlamıştır. Bunu da sözleşme ile yazılı hale döküp mahkemeye sunmadan önce imzalarlar. Eğer anlaşmalı boşanma davası gerçekleşmeden önce yoksulluk nafakası sözleşmeye eklenirse bu yardımdan faydalanabilmek mümkündür. Ancak belirtmekte fayda vardır ki yoksulluk nafakası sadece boşandıktan sonra daha kötü bir ekonomik duruma düşecek kişilere verilen bir yardımdır.

Bir başka deyişle boşandıktan sonra diğer kişiye oranla daha iyi bir ekonomik durumda olan taraf yoksulluk nafakasında faydalanamaz. Nitekim bu yoksulluk nafakasının amacına aykırı olup gerekli olan nitelikleri taşımaz. En basit hali ile açıklayacak olursak anlaşmalı boşanma davalarında yoksulluk nafakası yardımı alabilmek için bunu talep eden kişinin boşanmak istediği kişiye oranla daha kötü bir ekonomik duruma sahip olması gerekir.

Bu durum sağlanıyorsa yoksulluk nafakası yardımı almak mümkün olacaktır. Yoksulluk nafakasından faydalanabilmek için talep eden kişinin boşanmadan sonra adından da anlaşılabileceği üzere yoksul duruma düşmesi gerekir. Diğer bir açıdan bakacak olursak hangi tür boşanma davasında olursa olsun yoksulluk nafakasından faydalanabilmek için talep eden kişinin diğer tarafa oranla daha yoksun durumda olması gerekir.

Örneğin çalışıp para kazanamayan ve bunun için ekonomik yoksunluk çeken kişiler genellikle yoksulluk nafakasını veremez. Eğer yoksulluk nafakası talep eden kişi de verecek olan kişiye oranla daha iyi bir ekonomik duruma sahip ve daha fazla geliri bulunuyorsa bu yardımdan faydalanamaz. Anlaşmalı boşanma davalarında yoksulluk nafakası alabilmek için yapılması gereken tek şey mahkemeye ibraz edilecek olan sözleşmeye her iki tarafında yoksulluk nafakasına kabul ettiği, miktarı üzerinde anlaştığı ve ödeme gününü belirlediği konusunda bir madde ekletmesi olur. Bu maddeyi boşanma öncesinde anlaşmış olacağınız avukata kolay bir şekilde ekletebileceğiniz gibi kendi hazırlayacağınız sözleşmeye de ekleyebilirsiniz.

Yoksulluk Nafakası Ne Kadar 2021

Yoksulluk nafakası ne kadar soruna gelecek olursak öncelikle belirtmemiz gerekir ki şu an uygulamada olan herhangi bir sınır, alt limit veya üst limit yoktur. Bir başka deyişle yoksulluk nafakası kişilerin ekonomik durumuna, ne kadar yoksulluğa düşecek yerine ve hayatlarını idame ettirebilmek için ne kadar paraya ihtiyaç duyduklarına göre değişkenlik gösterir.

Kimi şehir ve ilçelerde insanlar ayda 3 bin lira ile geçinebilirken bu kimi zaman da özellikle büyük şehirler için 6 – 7 bin lira düzeyine çıkabiliyor. Buradan da anlayabileceğiniz gibi yoksulluk nafakası herhangi bir alt veya üst gidip sahip değildir. Çünkü yaşanılan şehir, koşullar, çocuk sayısı ve halihazırdaki ekonomik durum farklı olacağı için sabit tutmak mümkün olmaz. Ancak her konuda olduğu gibi yoksulluk nafakasında da belirleyici olan bazı etkenler bulunur.

Bunlardan ilki yoksulluk nafakası talep eden tarafın hangi şehirde yaşadığıdır. Eğer, İstanbul, Ankara, İzmir ya da Antalya gibi büyük şehirlerde ikamet ediliyorsa alınacak olan yoksulluk nafakası miktarı normale oranla daha yüksek olacaktır. Daha doğuda kalan ve geçinmek için daha az paraya ihtiyaç duyulan şehirlerde ise bu miktar daha düşük olacaktır. Öte yandan yoksulluk nafakası belirlenirken hakimlerin göze aldığı önemli bir husus daha bulunur. Çocuk sayısı olarak karşımıza çıkan bu husus verilecek olan yoksulluk nafakasının doğrudan etkiler. Nitekim tek bir çocuğun gideri ile 5 çocuğun gideri bir olmayacaktır.

Haliyle verilen yoksulluk nafakası miktarı da bu oranda değişkenlik göstermelidir. Son olarak özellikle günümüzde yaygın olarak karşılaştığımız bir durum olan eşlerden birisinin çok yüksek bir ekonomik gelire sahip olup diğer tarafın herhangi bir gelirinin bulunmaması durumudur. Böyle durumlarda taraflar boşandığı takdirde geliri olmayan kişi geçinebilmek için ihtiyaç duyabileceği parayı kazanmakta güçlük çeker.

Özellikle çocukların velayeti de kendisindeyse hem onlarla ilgilenmek hem de çalışmak oldukça zor olacaktır. Bu gibi durumlarda hakimler çocukların daha iyi bir ortamda büyüyüp daha fazla ilgi görebilmesi için yoksulluk nafakası verilmesine kanaat edebilir. Özetleyecek olursak yoksulluk nafakasında herhangi alt veya üst sınıra sahip olmayıp tamamen kişilerin ekonomik durumu ve boşandıktan sonra düşecekleri yoksulluk olur.

Yoksulluk Nafakası TMK

Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakası boşandıktan sonra yoksulluk çekecek kişilerin lehine verilen nafaka türlerinden birisidir. Adından da anlaşılabileceği üzere bu nafaka çeşidinden faydalanabilmek için boşandıktan sonra yoksulluk hali yaşanması gerekir. Yoksulluk nafakası alabilmek için çocuklara sahip olmak ve onların velayetini elinde bulundurmak bir avantaj olurken yeni düzenlenen Medeni Kanuna göre boşanan kadınların sıkıntı çekmemesi için çocuk şartı aranmaz.

Tekrar edecek olursak boşandıktan sonra yoksulluk nafakasından faydalanabilmek için çocuklara sahip olmak ve onların velayetini elinde bulundurmak gerekmez. Burada ihtiyaç duyulan tek nitelik boşandıktan sonra yoksulluk hali yaşamak ve taraflardan birisinin diğerine oranla daha kötü bir ekonomik koşul içinde bulunması olur. Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakasında faydalanabilmek için belirli şartlar bulunur.

Bunlardan ilki nafakayı alacak kişinin diğer kişiye oranla daha kötü bir ekonomik koşulda bulunması olur. Örnek verecek olursak boşandıktan sonra yoksulluk nafakası talep eden bir kişinin geliri diğerine oranla daha yüksek olursa bu kişi söz konusu bu nafaka tipinden faydalanamaz. Diğer yandan birbiriyle aynı düzeyde gelire sahip olan taraflarda yoksulluk nafakası durumu oluşmaz. Özellikle boşanmak isteyen iki taraf da asgari ücret veya dengi olabilecek bir gelire sahipse yoksulluk nafakasının verilmesi mümkün olmayacaktır.

Başta da belirttiğimiz üzere yoksulluk nafakasında faydalanabilmek için taraflardan birisi diğerine oranla boşandıktan sonra daha kötü bir ekonomik durumda olması gerekir. Yoksulluk olarak da tabir edebileceğimiz bu durum mahkemenin vereceği karara göre değişkenlik gösterir. Burada değişmeyen tek şey ise birbiriyle aynı seviyede gelire sahip olan kişilerin ve boşandıktan sonra yoksulluk durumu yaşamayacak tarafların söz konsu bu nafaka çeşidinden faydalanamayacakları olur.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakasından faydalanabilmek için birçok şart bulunur. Bunlardan en önemlisi boşandıktan sonra söz konusu bu nafakadan faydalanan kişinin başka birisi ile birlikte olmaması olacaktır. Bu ister topluma açık bir şekilde isterse gizlenerek yapılmaya çalışılsın her iki durumda da yoksulluk nafakasından faydalanmak isteyen kişiler boşanmadan önce veya sonra bir başkası ile hayatına devam ediyorsa bu nafaka çeşidinden faydalanamayacaktır.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası, herhangi bir boşanma davası sonucunda taraflardan birisinin diğerine oranla yoksul düşmesi sonucu verilen nafaka çeşididir. Bir başka şekilde anlatacak olursak boşandıktan sonra herhangi bir geliri bulunmayan ve hâkim tarafından verilecek kanaate göre yoksulluk durumu yaşayacak kişiler yoksulluk nafakasından faydalanabilir.

Bu nafaka çeşidinden faydalanabilmek için çocukların velayetini elinde bulundurmak olumlu bir etki yaratırken yeni çıkan Medeni Kanuna göre kadınları korumak amacıyla yoksulluk nafakası alabilmek için çocuk şartı aranmaz. Nitekim kadınlar çocukları varken de yoksulluk çekebilecekleri gibi boşandıktan sonra herhangi bir çocuğu bulunmasa da yoksulluk durumu yaşayabilir. Söz konusu bu olay ispatlandığı takdirde günümüzde verilen yoksulluk nafakası örneklerine de göz atacak olursak büyük olasılıkla alabileceğinizi söyleyebiliriz. Her durumda olduğu gibi yoksulluk nafakasının verilip verilmediği durumlarda mevcut olur.

Madde madde ilan verecek olursak öncelikle yoksulluk nafakalarının kendiliğinden düştüğü durumlara göz atalım. Eğer yoksulluk nafakasından faydalanan kişi vefat ederse söz konusu bu nafaka başvuruya gerek kalmaksızın kendiliğinden düşecektir. Diğer yandan yoksulluk nafakası alan kişi evlendiği takdirde de bu nafakayı ödeyen kişinin herhangi bir başvuru yapmasına gerek kalmaksızın nafakayı ödemeyi bırakabilir. Bunlar kendiliğinden düşen nafaka çeşitleri olup herhangi bir başvuru yapmanıza gerek yoktur. Başvuru yapmanız gereken durumlara gelecek olursak da karşımıza ilk olarak yoksulluk nafakasının faydalanan kişinin ekonomik durumunda iyileşme olacaktır.

Genellikle bir işe girme ve nafakayı veren kişiye oranla daha yüksek gelir elde etme koşullarında ortaya çıkan bu durum nafakanın iptali için geçerli bir sebeptir. Aynı zamanda yoksulluk nafakası alan taraf evlendiği takdirde bu yardımdan artık faydalanamaz. Nitekim kendisinin geçimini evlenmiş olduğu yeni kişi üstlenecektir. Nafakanın iptal edildiği durumlardan bir diğeri ise bu yardımdan faydalanan kişileri haysiyetsiz bir hayat sürmesi olur.

Özellikle toplum içerisinde ve yasalarca onur kırıcı olarak nitelendirilen durumlarda yoksulluk nafakası durumu ortadan kalkacaktır. Buna ek olarak toplumun kabul edebileceği normlar içerisinde yaşayan kişiler de Türk Medeni Kanununda da belirtildiği gibi artık bu yardımdan faydalanamaz. Sadece birisi ile birlikte olmak değil yoksulluk nafakasının iptal edilebilmesi için ağır kusurlu davranışlar da geçerli bir sebep olarak bilinir.

Genellikle şiddet, sebepsiz yere evden kaçma, işkence, evden kovma, dolaylı veya dolaysız yolla aç kalmasını sağlama ve alışılmışın dışında gerçekleşen cinsel ilişkiye zorlamak gibi durumlar ağır kusur olarak nitelendirilir. Yukarıda yer alan bu durumlardan herhangi birisi meydana geldiği takdirde kişinin ekonomik durumu ne olursa olsun yoksulluk nafakası yardımından faydalanabilmek için önünde büyük bir engel bulunur. Bu zamana kadar görülmüş olan davaları göz attığımızda ise bu kişilerin genellikle söz konusu bu nafaka çeşidinden faydalanamadığını açık bir şekilde görebiliriz.

Çocuklar için verilen yoksulluk nafakası tipine göz atacak olursak da iştirak olarak bilinen bu nafaka çeşidinin de düştüğü durumlar mevcuttur. Bunlardan ilki çocuğun ergin bir yaşa gelmiş olması olarak bilinir. Kendi kararlarını verebilecek ve kendi parasını kazanabilecek seviyeye ulaşan çocuklar faydalanmış oldukları yoksulluk nafakası olarak da bilinen iştirak nafakasını alamayacaktır. Aynı şekilde bu yardımı alan ve çocuğun velayetini elinde bulunduran kişiler de sadece çocuğa bakmakla yükümlü ise ergin yaşa geldikleri takdirde bu nafaka çeşidinden faydalanamayacaktır.

Yoksulluk Nafakası Miktarı

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi yoksulluk nafakası miktarında herhangi bir alt veya üst sınır bulunmaz. Nitekim günümüzde yaşanmakta olan şehir, ekonomik koşullar ve çalışma durumu yoksulluğu doğrudan belirler. Burada belirleyici olan unsur yoksulluk nafakası yardımından faydalanacak kişinin adından da anlaşılabileceği üzere yoksulluk çekmesidir. Boşanmadan sonra ortaya çıkan bu durum yoksulluk nafakası talep eden kişinin verecek olan kişiye oranla daha az geliri olması ya da hiç gelirinin bulunmaması ile oluşur.

Ayrıca yoksulluk nafakasında çocuklar oldukça önemli belirleyici etkenler arasında bulunur. Velayeti alacak olan kişi çocuklara bakmak isterken yoksulduk durumu yaşarsa bu durumda hem iştirak hem de yoksulluk nafakası yardımı alabilir. Yoksulluk nafakası miktarını belirleyen bir diğer unsur ise verecek olan kişinin geliridir. Sizin de takip edebileceğiniz gibi asgari ücret düzeyinde bir gelire sahip olan kişiler ile fabrikası olan kişilerin verebileceği nafaka aynı olmayacaktır.

Burada takdir tamamen hâkime bağlı olup doğru karar alabilmek için kişilerin gelir durumu gözetilir. Eğer yoksulluk nafakası yardımından faydalanmak isteyen kişi ile verecek olan kişi arasında büyük bir gelir farkı bulunuyorsa böyle durumlarda alınacak olan miktar fazla olabilir. Her iki tarafta yoksul ve ortalama asgari ücret düzeyinde bir gelire sahipse bu gibi durumlarda yoksulluk nafakası verilmez. Bir örnek üzerinden ilerleyecek olursak boşanmak isteyen kişilerin ikisinin de asgari ücret düzeyinde bir geliri olduğunu düşünelim.

Bu tür durumlarda taraflardan birisi diğerine yoksulluk nafakası talebinde bulunsa bile herhangi bir karşılık alamayacaktır. Çünkü adından da anlayabileceğiniz gibi yoksulluk nafakasını alabilmek için hem yoksul olmak hem de taraflar arasında boşandıktan sonra biri gelir farkı oluşması gerekir. Merak edilen bir diğer konu ise yoksulluk nafakasının miktarı artırılabilir mi oluyor. Öncelikle belirtilmesi gerek ki yoksulluk nafakasında halihazırda her sene belirli bir artışa tâbi tutulur.

Yapılacak olan bu artış miktara TÜİK’in açıklamış olduğu ÜFE oranlarına göre değişkenlik gösterecektir. Bir örnek üzerinden anlatacak olursak 3000 liralık bir yoksulluk nafakası yardımı alan kimse her yıl belirlenecek olan ÜFE oranına göre zam alacaktır. 2019 için konuşacak olursak ÜFE oranının %7,4 olduğunu görüyoruz. Bu durumda yapılacak zam miktarı toplamda 222 lira olacaktır. Yeni zam ile birlikte bu yoksulluk nafakasından faydalanacak kişinin alacağım miktar toplamda 3222 lira olur.

Tabii nafakayı artırmak için sadece üretici veya tüketici endeksi değil aynı zamanda kişilerin gelir durumu da belirleyici bir unsur olacaktır. Bu zamana kadar görünmüş ve örnek temsil eden davalara göz atacak olursak yoksulluk nafakasının veren kişinin gelirim de ani ve büyük bir artış meydana gelirse ödediği nafaka miktarının da arttığını görüyoruz. Bunun için başvuru yapılması gerektiği ve söz konusu bu artışı kanıtlayacak olan unsurların da kanıtlarla sunulması gerektiğini söylememiz gerekir.

Bu durumlarda size yardımcı olabilecek en iyi kişi genellikle göre avukat olup yoksulluk nafakası miktarında ne kadar faydalanabileceğiniz ve ne kadarlık bir artış alabileceğiniz konusunda size detaylı bir şekilde bilgilendirebilir. Son olarak yoksulluk nafakası miktarında artış yaşanabilmesi için hakkaniyetli durumların meydana gelmesi ve halihazırda verilen nafaka ücretinin yeterli olmadığı ispatlanmalıdır. Bu gibi durumlarda yapacağınız başvurular kısa süre içerisinde sonuçlanıp eğer haklı görürseniz talep ettiğiniz artış miktarını alabilirsiniz.

Call Now Button