0 216 459 53 97
Sosyal Medya Hesaplarımız

Anlaşmalı Boşanmak İstiyorum

Türk Medeni Kanunu evlenmeyi düzenlediği gibi, boşanmayı belli kurallar çerçevesinde düzenlemiştir. Boşanma davaları iki şekilde ele alınır: Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ile ilgili verilecek olan kararlarda (nafaka, çocukların velayeti gibi) fikir birliğinde olması sonucunda gerçekleşen boşanmalardır. Diğer boşanma davalarında hâkim boşanmanın nedenleri üzerinde dururken, anlaşmalı boşanmalarda tarafların boşanma ve diğer zorunlu konularda anlaşıp anlaşamadıklarına bakılır. Anlaşmalı boşanma davaları diğer sebepli boşanma davalarından daha kısa sürede çözülebilmektedir. Boşanma davası sürecinde çekişme ve kavgalardan uzak kalmak isteyen çiftler anlaşmalı boşanma davası aracını kullanırlar. Eşleri boşanma konusunda anlaşmaları evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilir ve kesin bir boşanma sebebidir.

Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?

Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen çiftlerin bazı kanun ve şartları uygulaması gerekmektedir. Bu şartlar şu şekilde sıralanabilir.

  • Evlilik süresi 1 yıldan az olmamalıdır. Resmi evlilik nikâhı gerçekleştiği andan itibaren eşlerin 1 yıl evli kalması gerekmektedir, aksi takdirde dava için yeterli koşullar oluşabilmiş değildir.
  • Eşler birlikte dava açmalı ya da açılan davayı onaylamalıdır. Anlaşmalı boşanma sürecinde her iki tarafın belli konular üzerinde anlaşabilmiş olmaları gereklidir. Taraflar ya birlikte dava açmalı(bu durumda her iki tarafta hem davacı hem davalı sıfatında olurlar), ya da eşlerden birinin açtığı dava diğer eş tarafından kabul edilmelidir.
  • Boşanma kararı vermiş olan eşler maddi konularda ve çocukların velayeti gibi konularda bir protokol ve düzenleme hazırlamış olmaları gerekmektedir.
  • Taraflardan her biri davaya mutlaka katılmak zorundadır, hâkim eşleri dinlemeden boşanmaya karar veremez.
  • Hâkim tarafların ortaklaştığı konular üzerindeki düzenlemeleri uygun bulmalıdır. Eşler protokol ile veya sözlü olarak ortaklaştıklarını ifade edebilirler. Hâkim bu anlaşmaları uygun bulmalıdır ya da bazı konulardaki düzenlemeler yapmaktadır.
  • Eşlerin boşanma istekleri özgür iradeleri tarafından verilmiş olmalıdır.

Anlaşmalı boşanma sözleşmesi ve dilekçesi nedir?

Boşanmaya karar vermiş olan eşlerin fikir birliği içindeki konuların açıkça belirtildiği sözleşmelere anlaşmalı boşanma sözleşmesi denmektedir. Anlaşmalı boşanma sözleşmesi çocukların velayetini kimin alacağı, çocuklar diğer eş hangi şartlarda ve zamanlarda görüşebileceği, nafaka miktarı, maddi malların bölüşümü gibi konuları ve bu konuların detaylarını kapsamaktadır. Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen eşlerin boşanma sözleşmesine mutlaka ıslak imzalarının bulunması gerekmektedir. Ayrıca yasal olarak bazı protokollere de dikkat edilmelidir. En öneli şart evliliğin süresi şartıdır. Süre şartı dışındaki diğer konular kişilerin ortak beyanıdır. Yani taraflar boşanma sonucunda ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında anlaşmış olmaları gereklidir.

Boşanma sözleşmesinin ardından anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlanmalıdır. Eşlerin evliliklerini devam ettiremeyeceklerini ve anlaşarak boşanmak istediklerini ifa eden dilekçeler anlaşmalı boşanma dilekçeleridir.

Anlaşmalı boşanma süreci dikkatli ve titizlikle ele alınmalıdır. Sözleşmeler ve dilekçeler hazırlanırken yasal prosedürlere dikkat edilmeli, keyfi bir takım işlemler yapılmamalıdır. Aksi takdirde gelecek zamanlarda hak kaybına uğrayacağınız sorunlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu gibi durumların yaşanmaması için anlaşmalı boşanma süreci bir avukat aracılığıyla sürdürülmelidir. Ayrıca boşanma gerekçesi mahkemeyi ikna edici olmalıdır. Bütün bu süreci sorunsuz ve hızlı bir şekilde atlatabilmenin tek yolu uzman bir avukat aracılığıyla gerçekleşir. Eğer ki anlaşmalı boşanma gerekçesi mahkemeyi ikna etmezse reddedilebilir ve böylece bir sonraki dava için 3 yıl daha beklemeniz gerekir.

Anlaşmalı boşanma davası kısa sürede sonuçlanır mı?

Anlaşmalı boşanma davası, tarafların pek çok konuda anlaştıkları için kısa sürmektedir. Tüm şartlarda anlaşılması, mahkemede herhangi bir kafa karışıklığı yaratacak maddelerin olmaması ve yasal düzenlemeler çerçevesinde hazırlanılmış bir protokol ile davası süresi 1-2 ay sürmektedir. Bu süreçte yaşadığınız şehrin nüfusu, mahkemelerin meşguliyeti de önemli bir unsurdur. Örneğin, İstanbul gibi bir şehirde mahkemelerin doluluğu nedeniyle bu süre 4-5 aya kadar çıkmaktadır. Ancak etkili ve uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı ile bu süreler daha da kısalabilir. Avukat aracılığıyla hazırlanan protokol mahkeme heyeti tarafından hızlıca kabul edilebilir ve mahkemenin süresi 1 haftaya kadar düşebilir. Genellikle anlaşmalı boşanma davaları en hızlı yol olarak görülmektedir. Eşler tek celsede anlaşırlarsa boşanabilirler. Çekişmeli davaların senelerde sürdüğü göz önüne alındığında anlaşarak boşanmak hem psikolojik hem de maddi açıdan oldukça önemlidir.

Hangi durumları boşanma davası reddedilir?

Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen çiftlerin davalarında hâkim genel olarak yapılan protokol kabul eder ve tarafların evliliği sona erdirme isteklerini kabul eder. Bazı durumlarda ise hâkim protokolü reddeder. Özellikle maddi konularda taraflar arasında aşırı bir menfaat dengesizliği tespit edilirse mahkeme bu menfaat dengesizliğinin giderilmesini talep edebilir. Hâkim bu isteği dışında protokol üzerinde düzenleme de yapabilir. Hâkimin düzenlemesinin gerçekleşe bilmesi için tarafların, yeni şartları kabul etmeleri gerekmektedir. Yani hâkimin düzeltmelerinin geçerliliği tarafların onayına bağlıdır. Bu gibi durumlarla karşı karşıya kalınmaması için protokollerin hazırlanmasında profesyonel destek alınması gereklidir. Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen çiftlerin mutlaka bir avukattan yardım almaları gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanma davalarında avukat gerekli mi?

Anlaşmalı boşanma davalarında avukat zorunlu değildir. Şahıslar tarafından dava açılabilir ve süreç takip edilebilir. Ancak boşanma davalarında usul kuralları sıkı sıkıya uygulanır. Bu nedenle usul kurallarının bilinmemesi nedeniyle ortaya çıkacak sorunları engellemek adına bir avukata başvurmak faydalıdır. Anlaşmalı boşanma davasının hak kaybına yol açmayacak ve hızlı bir süre içinde sonuç alınabilmesi için bir boşanma avukatı önemlidir.

Anlaşmalı boşanma davası için nereye başvurulmalıdır?

Anlaşmalı boşanma davaları için görevli mahkemeler Aile Mahkemeleridir ancak Aile Mahkemelerinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine başvurula bilinir. Boşanma davasında yetkili mahkemeler eşlerin son 6 ay içinde ikamet ettikleri yerlerde yetkili olan mahkemelerdir.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?

Anlaşmalı boşanma davalarında mal paylaşımı zorunlu değildir. Mal paylaşımı konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıkarsa boşanma gerçekleştikten sonra taraflar mal paylaşımı davası açabilirler. Mahkeme, mal paylaşımı davası neticesinde yargılamasını yapar ve kararını verir. Anlaşmalı boşanma sözleşmelerinde mal paylaşımı ile ilgili konular, ifadelerin yanlış kullanılması üzerinde sorunlar yaratmaktadır. Bu tip meseleler davanın uzamasına yol açabilir veya hâkimin bazı maddelere müdahale etmesine neden olabilir. Bu konudaki sorunları giderebilmek adına Yargıtay kararlarına emsal teşkil eden ifadelerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Anlaşmalı boşanma sonrası velayet davası açılması mümkün müdür?

Anlaşmalı boşanma davalarında en dikkat edilen konuların başında çocuğun velayeti davaları gelir. Çocuğun velayeti kararı verilirken üstün yararı göz önüne alınır. Anlaşmalı boşanma süreçlerinde çocuğu velayeti konusunda anlaşılması zorunludur. Ancak boşanma davasının sona ermesinin ardından eşlerden biri bu karardan vazgeçebilir ve yeni bir dava açabilir. Boşanma davasından verilen mahkeme kararının değişebilmesi için buna sebep olacak yeni durumların ortaya çıkması ve bu durumların ispatı gerekmektedir. Aksi takdirde kararın değişmesi pek mümkün değildir.

Ayrıca velayet yetkisi bulunmayan eşin çocukla ile ne zaman görüşeceği ne şekilde iletişim kuracağı protokolde düzenlenmek zorundadır. Yine özel günler, bayramlar, tatiller gibi önemli günlerde velayet hakkı bulunmayan tarafın çocukla nerde, nasıl, hangi şartlarda görüşüleceği de belirlenmelidir. Bu konular değerlendirirken çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulmalıdır.