0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Ayıplı Aracın İadesi Davası

6502 Sayılı Tüketici Koruma kanunun ayıplı malla ilgili hükümleri aynı şekilde ayıplı araç içinde geçerli olacaktır. Tüketici kullanımına sunulan araçların çoğalmasıyla birlikte, araçlarla ilgili tüketici sorunları artmaya başlamıştır. Tüketicilerin kendilerini koruyabilmeleri için öncelikle bilinçli olmaları gerekmektedir. Bayilerdeki danışmanların size neler söylediği veya kullanım kitapçıklarının ne yazdığından çok önemli olan Tüketici Kanunun konu hakkında ne söylediğidir. Bu nedenle tüketicilerin karşılarına çıkabilecek sorunları nasıl çözebileceklerini anlatmaya çalışacağız

Tüketicinin karşılaşabileceği iki tür ayıp bulunmaktadır. Açık ayıp tüketicinin basit bit kontrol ile tespit edebileceği özel bir bilgiye veya yeteneğe sahip olmadan tespit edilebilecek ayıptır. Böyle bir ayıpta tüketici zaman kaybetmeden satıcısına başvurarak ayıp ihbarında bulunması gerekmektedir. Tüketici açık ayıbı tespit ettikten itibaren 30 gün için ihbar etmesi gerekmektedir. Ayıbın ihbarını kanun bir geçerlilik koşuluna bağlamamış ve ispat edildiği sürece her türlü ihbarın kabul edileceği söylenmiştir. Ancak bizim tavsiyemiz tüketicinin noterden veya iadeyi taahhütlü bir şekilde ihbarını yapmasıdır.

Peki Tüketici ayıplı aracın bedelinin iadesi veya misli ile değişimi istemesi için aracı satıcıya teslim etmesi gerekmektedir. Yargıtay bu konudaki fikri aracın parasının iade edilebilmesi veya misli ile değiştirilebilmesi için aracın satıcıya teslim etme zorunlu olduğu yönündeydi. Ancak tüketicinin satıcıya aldığı aracı ayıplı olması nedeniyle teslim etmesi hayatın olağan akışına göre mümkün değildir. Bu nedenle Yargıtay fikrini değiştirerek aracın teslim edilme şartını kaldırmıştır. Artık aracın teslim şartı olmadan Tüketici Mahkemesinde satıcıya ve distribütöre dava açılabilmektedir.

1-) Ayıplı Araç İadesin Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir ?

Ayıplı sıfır veya ikinci el aracın iadesi, misli ile değiştirilmesi veya diğer seçimlik haklardan bir tanesi kullanmak için açılacak dava aracı alan şirket ise ve ticari amaç ile almış Ticaret Mahkemesi görevli, araç ticari amaç ile alınmamışsa Tüketici Mahkemesi görevli olacaktır.

İkinci el araçta aracı satan ve alan galerici, mesleki nedenler ve ticari olarak araçtan kar elde etmek amacıyla almış olsalar dahi tüketici sözleşmesine girmesi nedeniyle görevli Tüketici Mahkemesidir.

İkinci el araçta alan ve satan kullanım amaçlı bu satışı yapmış iseler görevli Tüketici Mahkemesi olacaktır.

İkinci el araçta garanti süresi devam etmekte ise distribütörün sorumluluğu devam ettiği için görevli Tüketici Mahkemesidir.

Galeriden alınan ikinci el aracın çalıntı çıkması halinde zapta karşı tekeffül hükümlerine göre görevli Tüketici Mahkemesidir.

Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Bununla birlikte tüketicisinin yerleşim yeride yetkili mahkemedir.

2-) Ayıplı Araçta Seçimlik Haklarım Nelerdir ?

6502 Sayılı Tüketicinin Korunmasına ilişkin kanunun 11. maddesinde tüketicinin seçimlik hakları sayılmıştır. Tüketici aldığı araç ayıplı çıkması halinde 4 seçimlik hakka sahiptir.

  1. a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  3. c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,seçimlik haklarından birini kullanabilir.

Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir.

3-) Ayıplı Araç İadesi İçin Ne Kadar Sürede Başvurmamız Gerekir ?

Teslim aldığınız aracı en kısa sürede detaylı bir şekilde incelemenizi tavsiye etmekteyiz. Ortaya çıkabilecek ayıplardan satıcının sorumlu tutulabilmesi için ihbar sürelerine uymak gerekmektedir. Açık ayıplar teslim alındıktan itibaren 30 gün içerisinde satıcıya ihbar edilmelidir. Yapılacak ihbarın geçerlilik şartı olmamakla beraber bizce noter veya iadeli taahhütlü bir şekilde tebliğ edilmelidir.

Araçtaki ayıp gizli ayıp ise gizli ayıp tespit edildiği andan itibaren derhal ayıbı satıcıya bildirmek gerekir. Ayıp satıcıya bildirilerek hangi seçimlik hakkı kullanmak istediği bildirilmelidir.

4-) İkinci El Aracın İadesi Mümkün müdür ?

Aldığınız ikinci el araçlarda eğer aracın kullanılması sizin için mümkün olmayacak şekilde ayıplı olması halinde tüketici olarak aracın iade ederek ödediğiniz pararnın teslimini isteyebileceksiniz. Eğer satıcı size ödeme yapmaktan kaçınır ise bu konuyla alakalı Tüketici Mahkemesinde dava açabilirsiniz.

5-) Ayıplı Araç Dava Dilekçesi Örneği Nasıl Yazılır ?

Ayıplı aracınız ile alakalı yazacağınız dilekçede öncelikle kendi isminiz ve soy isminiz adresiniz, davayı kime yöneltecekseniz ki bu kısmı önemli garanti kapsamında araçlarda iade talebi distribütöre yöneltilmelidir. Aracınızı hangi tarihte, ne kadar bedel üzerinden satın aldığınızı, aracın markasını  ve modelini, aracı sıfır mı yoksa ikinci el olarak aldığınızı, araçta karşılaştığınız ayıbı ve ayıbı ne zaman tespit ettiğinizi ve satıcıya bu ayıbı hangi tarihte bildirdiğinizi yazmanız gerekmektedir. Başvuracağınız adliyenin ismi yazılarak varsa Tüketici yok ise Asliye Hukuk Mahkemesi başlığıyla dilekçenizi yazmanız gerekmektedir.

6-) Gizli Ayıp Nedir ?

Gizli ayıp normal bir vatandaşın kontrol etmesi ile fark edemeyeceği zamanla ortaya çıkabilecek ayıptır. Aracınızda gizli bir ayıp tespit etmeniz halinde bu ayıbı derhal yetkili servise başvurarak bildirmeniz gerekmektedir. Yetkili servis söz konusu ayıbı ücretsiz bir şekilde tamir etmesi gerekmektedir. Eğer söz konusu ayıp giderilmez veya ücret istenilmesi halinde istene ücretin miktarına göre tüketici hakem heyeti veya mahkemesine başvurarak sorunun çözülmesini talep edebileceksiniz.

7-) Garanti Kapsamında Gizli Ayıp Çıkması Halinde Ne yapmamız Gerekir ?

Aracınız da gizli bir ayıbı tespit etmeniz halinde bu ayıbı derhal satıcıya veya distribütöre bildirmeniz gerekmektedir. Tüketicinin fark ettiği gizli ayıp tamir ile düzelecek veya söz konusu ayıbın miktarı ile aracın bedeli arasında büyük fark olması halinde aracın ücretsiz tamiri seçimlik hakkı kullanılması gerekmektedir. Tüketicinin fark ettiği gizli ayıp araçta bir değer kaybı oluşturması halinde söz konusu değer kaybı ile aracın değeri arasında büyük farklılık olması halinde aradaki değer kaybının ödetilmesi talep edilmesi gerekecektir.

Araçtaki ayıp tamir edilmesine rağmen devam etmekte ise veya bu ayıptan dolayı aracın değer kaybı miktarı yüksek olması halinde aracın iadesi edilerek bedelin geri alınması veya aracın misli ile değiştirilmesi talep edilebilecektir.

AYIPLI ARAÇ İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2008/9676
  3. 2009/6001
  4. 4.5.2009
  • AYIPLI MAL SÖZLEŞMESİNİN FESHİ ( Uğradığı Zarar Karşılığının Tahsili – Davacının Aracın Ayıplı Olması ve Kullanamaması Nedeniyle Uğradığı Zararı İsteyebileceği )
  • AYIP NEDENİYLE SÖZLEŞMEDEN DÖNMENİN SONUÇLARI ( Davacının Aracın Ayıplı Olması ve Kullanamaması Nedeniyle Uğradığı Zararı İsteyebileceği )
  • TÜKETİCİNİN KORUNMASI KAPSAMINDA AYIPLI MAL VE SORUMLULUK ( Davalı Hiçbir Kusuru Olmadığını Kanıtlamadıkça Oluşan Davacı Zararından Sorumlu Olduğu )

818/m.202, 2054077/m.4

ÖZET : Davacı, davalıdan aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle, sözleşmeden döndüğünü bu konuda açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ayıplı aracı kullanmadığı için araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek uğradığı zarar karşılığının reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan davacı zararından sorumludur. Davalılar, toplanan delillerle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarından tüketicinin ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kalmasından doğan zararı da karşılamakla yükümlüdür. Bu bağlamda davacı aracın ayıplı olması ve kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir. Mahkemece, öncelikle davacıdan araç yoksunluğu nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masraflara ilişkin delilleri sorulup, toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalıdan aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesi gereği sözleşmeden döndüğünü bu konuda açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ayıplı aracı kullanmadığı için araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek uğradığı zarar karşılığı 10.800,00 YTL. nin reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, kendilerinden araç tahsisi için talepte bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında araç satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, aracın ayıplı olması nedeniyle davacı alıcının 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi gereğince sözleşmeden dönerek, satış bedelinin iadesini istediği, bu konuda açılan davada, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 2006/665-2007/106 sayılı dava dosyasında; aracın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık davacı alıcının ayıplı araç satışı nedeniyle, günlük işlerini yapmak için kiralamak zorunda kaldığı araç bedellerinin talep edilip edilemeyeceği hakkındadır.

Mahkemece, davacı alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesine rağmen kendisine araç tahsisi için talepte bulunması gerektiği, davacının bu konuda talepte bulunduğunu kanıtlayamadığı, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, sözleşmeden dönen tarafın müspet zarar kapsamında olan araç yoksunluk tazminatı istemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4077 sayılı Yasanın 4/2 maddesi ayıplı malın neden olduğu zararlardan satıcıyı sorumlu tutmuştur. Aynı Yasanın 30. maddesi bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını öngörmüştür. BK. 202 maddesi yollamasıyla BK.’nun 205. maddesinin 2. fıkrası; “… Satıcı, bunlardan maada alıcıya ayıplı mal teslim etmesinden doğrudan doğruya tevellüt etmiş olan zararı da ayrıca tazmin etmeye mecburdur.”, 3. fıkrası “… Satıcı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer her türlü zararlarını tazmin etmeye mecburdur.” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan davacı zararından sorumludur. Davalılar, toplanan delillerle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarından tüketicinin ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kalmasından doğan zararı da karşılamakla yükümlüdür. ( Tüketicinin Korunması Hukuku Prof. Aydan Zevkliler-Arş. Görevlisi Murat Aydoğdan 2004 Baskı sayfa 133. )Bu bağlamda davacı aracın ayıplı olması ve kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir. Mahkemece, öncelikle davacıdan araç yoksunluğu nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masraflara ilişkin delilleri sorulup, toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı lehine BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Call Now Button