0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Ayıplı Aracın İadesi Hakkında Yargıtay Kararları

Maltepe Tüketici Avukatı olarak hukuk büromuzdan yardım almak İçin Bize 0 532 051 26 08 Nolu Numaramızdan Ulaşabilirsiniz.

1-) KİLOMETRESİ OYNANMIŞ ARACIN İADESİ

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2015/1900 K. 2016/7367 T. 9.3.2016

ARACIN KİLOMETRESİNİN İNDİRİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE GİZLİ AYIPLI OLARAK SATILDIĞI (Satıcı Ayıpların Varlığını Bilmese Bile Bundan Davacıya Karşı Sorumlu Olduğu – Davalı Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu Bulunduğu/Dava Konusu Araç Gizli Ayıplı Olarak Satıldığı İçin Davacının Talebi Doğrultusunda Bedelin İadesi Gerektiği/Davaya Konu Aracın Davalıya İadesi Koşulu İle Ödenen Bedelin Tahsili Gereği)

KARAR : Davacı, internet sitesinde davaya konu aracı gördüğünü, verilen ilanda aracın 54.700 km ve hasarsız olduğunun belirtildiğini, 27.12.2010 tarihinde 22.000,00 TL bedelle aracı satın aldığını, 4.1.2011 tarihinde aracı servise götürdüğünde aracın kilometresinin 137.864 olduğunu ve bazı parçalarının değiştiğini öğrendiğini ileri sürerek satış bedelinin iadesine bu mümkün olmaz ise yıpranmış araç satılması sebebiyle 4.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının aracı görüp beğenerek satın aldığını, servise götürerek incelettiğini, aracı muayene ettirme yükümlüğününün davacıya ait olduğunu, satın alındığı haliyle aracın satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 1.500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanununun 219-231 maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir. Somut olayda, davacı, 27.12.2010 tarihinde satın aldığı aracının kilometresi ile oynanmış ve hasarlı olması sebebiyle ayıplı olduğunu iddia ederek satış bedelinin iadesi ya da ayıplı araç satılması sebebiyle 4.000,00 TL. nin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı bedel iadesi şartlarının oluşmadığını savunmuştur. Mahkemece, davaya konu ayıbın sadece aracın km’sinin indirilmesinden kaynaklandığı, sözleşmeden dönme yerine semenin indirilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğu ve buna göre davacının zararının 1.500,00 TL olduğu, davacının diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle sözleşmeden dönerek bedelin iadesi talebininin reddine karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda davaya konu aracın kilometresinin indirilmiş olması sebebiyle gizli ayıplı olarak satıldığı tespit edilmiştir. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile bundan davacıya karşı sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Dava konusu araç gizli ayıplı olarak satıldığı için davacının talebi doğrultusunda bedelin iadesi gerekir. Mahkemece, davaya konu aracın davalıya iadesi koşulu ile ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-)Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2-) SÖZLEŞMEYE DAYALI AYIPLI ARAÇ İADESİ YETKİLİ MAHKEME

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2012/9744 K. 2012/15365 T. 11.6.2012

ARAÇ SATIM SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN ALACAK DAVASI ( Ayıplı Araç Bedelini İadesi İstemi – Yerel Mahkemece Yetki İtirazının Kabulünün Hatalı Olduğu/Tüketicinin İkametgahı Mahkemesinde Bu Davanın Açılabilmesinin Mümkün Olduğu/Esasa Girileceği )

KARAR : Davacı, davalının bayiinden 2011 model Volkswagen marka araç satın aldığını, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, ayıplı aracın iadesiyle ödediği bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, H.M.K.nun 6. maddesine göre; davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davacının dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık araç satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı davaya konu aracı, davalının Akşehir Bayiinden satın almıştır. Davacının ikametgahı da Akşehir’dedir. 4077 Sayılı Kanunun 23/3. fıkrasında “Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir hükmü getirilmiştir. Buna göre, davaya bakmaya Akşehir mahkemesi yetkilidir. Mahkemece davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Açıklanan gerekçeyle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

3-) Üretim Kaynaklı Ayıp Nedeniyle Seçim Haklardan Bedelin İadesi Hakkının Kullanılması

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2015/23487 K. 2016/17354 T. 27.9.2016

  • AYIPLI ARAÇ SATIN ALINMASI NEDENİYLE ARACIN İADESİ İLE BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ ( Alınan Raporda Ayıbın Üretimden Kaynaklandığının Açıkça Belirlenmesi ve Tüketici Olan Davacının Kendisine Tanınan Seçimlik Haklardan Sözleşmeden Dönerek Bedel İadesini İstediği – Aracın Davalılara İadesi İle Araç Satım Bedelinin Kullanım Sırasında Meydana Gelen Hasar Bedeli İndirilerek Ödenmesine Karar Verileceği )

KARAR : Davacı, 25.02.2009 tarihinde davalı şirketten 0 km araç satın aldığını, satmak istediğinde aracın tavanının tamamen boyalı olduğunun ortaya çıktığını, bu durumun kendisinden hile ile gizlendiğini, aracın bu haliyle gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek satış bedelinin iadesine ve 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, aracın ayıplı olmadığını, imalat hatası bulunmadığını, bedel iadesi koşullarının oluşmadığını ve manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemenin, bilirkişi raporuna göre söz konusu ayıp nedeniyle, araçta 2.500-TL tutarında değer kaybı meydana geldiği, davacı vekilinin bedel indirimi talep etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair 09.04.2013 tarihli kararının davacı tarafça temyizi üzerine kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu aracın davalılara iadesi ile 20.585,99 TL’nin aracın iade tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davacı, 25.02.2009 tarihinde davalı …’nden … marka aracı 20.585,99 TL TL ödeyerek satın aldığını, aracın tavanının satılmadan önce boyanması sebebiyle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek aracın iadesi ile bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı …, araçta imalat kaynaklı bir ayıbın bulunmadığını, bedel iadesi koşullarının oluşmadığını, araç davacının elinde iken hasar gördüğünü, bunun araç bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, savunarak açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüyle 20.585,99 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, … tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan ilk yargılamada araçta 2.500,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davacının bedel indirimini talep etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairemiz tarafından yapılan incelemede, bu kararın “Davacı eldeki davada ayıplı ürün bedelinin tahsilini istemekte olup yasa gereği bu talepte bulunmaya hakkı vardır. Dava konusu ürün ayıplı olduğu için davacının talebi doğrultusunda bedelin iadesi gerekir. Mahkemece, davaya konu aracın davalıya iadesi koşulu ile ödenen bedelin ürünün davalılara iade tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. “gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu bozma ilamına uyulmuş ve yargılamaya devam edilmiştir. Davalı tarafından mahkemeye sunulan hasar dosyasından davaya konu aracın davacının kullanımında iken hasar gördüğü ve değer kaybına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan raporda ayıbın üretimden kaynaklandığının açıkça belirlenmesi ve tüketici olan davacının 4077 Sayılı Kanun’un 4. maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan sözleşmeden dönerek bedel iadesini istediği gözönünde bulundurularak, aracın davalılara iadesi ile araç satım bedelinin kullanım sırasında meydana gelen hasar bedeli indirilerek ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı …,’ye ödenmesine, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

4-) AYIPLI JANT ARACIN BEDELİNİN İADESİ TALEBİ

T.C. YARGITAY  13. HUKUK DAİRESİ E. 2010/8333 K. 2010/16575 T. 13.12.2010

  • AYIPLI MAL SATIŞI DAVASI ( Araç Bedelinin Tahsili – Jantların Ayıplı Olduğunun Anlaşıldığı ve Mahkemenin de Kabulü Bu Yönde Olduğuna Göre Çoğun İçinde Az da Vardır Kuralı Gereğince Ayıplı Olan Jant Kapaklarının Bedelinin Tahsiline Karar Verilmesi Gerektiği )

KARAR : Davacı, davalı E… İnş.Tic. Ve San.Ltd.Şti.’den satın aldığı aracın teslim alınmasından itibaren sürekli arızalandığını, arızaların giderildiğini, jant kapağı ve kapı boya dökülmelerinin rütüş ile giderildiğini, jant kapaklarındaki boya dökülmelerinin tekrarladığını, kapak değişim talebinin ret edildiğini ileri sürerek araç bedelinin tahsiline, bu mümkün olmaz ise aracın yenisi ile değiştirilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle araç bedelinin tahsilini bu mümkün olmaz ise aracın yenisi ile değiştirilemesi isteminde bulunmuş, davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre jant kapaklarının değiştirilmesi gerektiğini ancak davacının talebinin bedel iadesine yönelik olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.B.K.202 maddesi ise hakim hal icabı satımın feshi ni muhik görmüyorsa semenin tenziline karar verileceğini hüküm altına almıştır. Öyle olunca araç değişimi veya bedel iadesi şartları oluşmamışsada, dosya kapsamından jantların ayıplı olduğu anlaşıldığı ve mahkemeninde kabulü bu yönde olduğuna göre çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince ayıplı olan jant kapaklarının bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda bir nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinolu bentte açıklanan nedenelerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

5-) Ayıplı Aracın İadesi Talebi Pert Total Olması Nedeniyle Islah Ve Ayıpsız Değer Fark

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2007/5987 K. 2007/10970 T. 24.9.2007

• AYIPLI MALIN BEDELİNİN İADESİ ( Aracın Kaza Yapması Nedeniyle Pertotal İşlemi Uygulanan Satışa Konu Olan Aracın İadesinin Mümkün Olmadığı – Davacının Islah Dilekçesindeki Talebi Dikkate Alınarak Satış Konusu Aracın Ayıplı Değeri İle Ayıpsız Değeri Arasındaki Farkın Bilirkişi Aracılığıyla Belirlenmesi Gereği )

KARAR : Davacı, 09.07.2004 tarihinde davalılardan T. Oto A.Ş.’den satın almış olduğu otomatik vitesli F… F… marka aracın yokuş çıkmakta zorlandığını, yetkili servise başvurmasına rağmen sorunun çözülemediğini ileri sürerek, araç bedeli olan 27.000.000.000 TL ile, aracı satın alırken bankadan çekmiş olduğu 19.000.000.000 TL’lik kredinin, karar tarihine kadar işleyecek olan kredi faizlerinin davalılardan müteselsilen tahsiline, ayrıca davalının anlaşmalı olduğunu bildirerek yönlendirdiği hurda araç satıcısından araç almak için ödediği 2.250.000.000 TL’nin de iadesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, ayıplı aracın aynı model ve tipte başka bir araçla değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, araçta herhangi bir imalat hatasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu aracın iade edilmesi halinde ödenen 26.945,00 YTL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-) Davacı, 09.07.2004 tarihinde satın almış olduğu aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, öncelikle ödemiş olduğu bedelin iadesini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise aynı model ayıpsız bir araçla değiştirilmesini talep etmiş, 28.11.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de, dava konusu araçla dava açıldıktan sonra 19.09.2006 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza sonucu aracın tam hasarlı olduğu kabul edilip pertotal işlemine tabi tutularak aracın trafikten kaydının silindiğini, sigorta şirketi tarafından da kendisine 21.870,00 YTL hasar tazminatı ödendiğini, bu nedenle aracın iadesi mümkün olmadığından dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 26.945,00 YTL araç bedelinden sigorta şirketince ikinci el araç bedeli olarak ödenen 21.870,00 YTL mahsup edilerek, bakiye 5.075,00 YTL’nin ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında alınan 13.04.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporunda açıkça belirtildiği üzere, aracın yokuş yukarı çıkmak için gerek düz vites gerekse otomatik vites seçeneğinde zorlandığı, geri kaymanın 1,5-2 metreye yakın olduğu, bu durumun imalat hatasından kaynaklandığı anlaşılmakta olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi hükmü uyarınca tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Tüketici, yasanın kendisine tanıdığı bu dört seçenekten birini tercih etmek hakkına sahip olup, bunlardan herhangi birini kullanmaya zorlanamaz. Dava konusu olayda, davacı tercih hakkını öncelikle bedel iadesi, olmadığı takdirde aracın yenisi ile değiştirilmesi olarak kullanmışsa da, daha sonra 19.09.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile aracın geçirmiş olduğu trafik kazası ve pertotal işlemi nedeniyle aracı iade etmesinin mümkün olmadığını bildirerek, satış bedelinden sigorta şirketinden almış olduğu tazminat miktarını mahsup ederek kalan 5.075,00 YTL’nin ödetilmesini istemiştir. Pertotal işlemi nedeniyle satışa konu olan aracın iadesi mümkün olmadığına, davacının da talebini, az yukarıda belirtilen, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan olan “ayıp oranında bedel indirimi” olarak ıslah etmiş olmasına göre, davacının ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alınarak, satış konusu aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farkın bilirkişi aracılığıyla belirlenerek, tespit edilecek miktarın, ıslah dilekçesindeki talep aşılmamak suretiyle ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, ıslah dilekçesi ve satış konusu aracın iade imkanının kalmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde aracın iade edilmesi koşuluyla ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-) Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün taraflar yararına ( BOZULMASINA ), 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde 1.486,20 YTL’nin davalı T. Oto A.Ş.’ye, 1.468,20 YTL’nin davalı F. Oto’ya iadesine, 24.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Call Now Button