0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Türk Medeni Kanunu’nun 161. ve 166. Maddeleri arasında yer alan ‘’Boşanma sebepleri’’ özel ve genel nedenler olarak ikiye ayrılmaktadır. Zina, hayata kast, haysiyetsiz hayat sürme, terk edilme ve akıl hastalıkları da olmak üzere birçok madde hususuna yer verilir. Ancak anlaşmalı boşanma protokolü genel ayrılma sebepleri olarak Türk Medeni Kanunu’nun da yer alarak, ‘’Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma’’ şeklinde mahkemeye yansıtılabilmektedir.

İçindekiler

A-) Anlaşmalı Boşanma İlgili Genel Açıklamalar, Kanuni Durumu

Türk Medeni Kanuni esaslarına dayanarak, eşlerin boşanması anlaşmalı ya da çekişmeli olarak iki maddede yer almaktadır. Eşlerin anlaşarak evliliklerini sonlandırma kararlarını mahkemeye yansıtmaları durumuna anlaşmalı boşanma davası açılacak, 4721 sayılı Medeni Kanunun esaslarına göre eşlerin boşanma işlemi gerçekleşecektir. Genel nedenlerle yapılan başvuru esaslarına göre eşler, şiddetli anlaşmazlık yaşadıkları gerekçesiyle mahkemeye başvuru yapabilmektedir. Aradaki ‘’Aşkın, sevginin’’ bitmesi durumunun mahkemeye yansıtılması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi kanunun şartlarına göre başvuru gerçekleştirilmektedir.

  • Eşlerin evliliği en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.
  • Eşler mahkemeye birlikte başvuru yapmalıdır.
  • Anlaşmalı boşanmaya ilişkin hususlar protokol eşliğinde ilerlemelidir.
  • Eşler boşanma işlemi tamamlanana kadar kanuni açıdan ters düşmemelidir.

B-) Anlaşmalı Boşanmanın Tarafları, Adres Kimlik Bilgileri

Anlaşmalı boşanma davası kanuni hususlarına dayanarak, eşlerin mahkeme başvurusunu evlilikleri boyunca kaldıkları ikamet yerlerine göre yapmaları gerekmektedir. Eşlerin biri boşanma işleminden önce şehir değiştirmiş ise; evliliklerinin sağlıklı bir şekilde ilerlediği dönemde yaşadıkları adres üzerinden dava açmaları gerekmektedir. Eşlerin kimlik bilgileri de bizzat kendileri tarafından verilmeli aynı zamanda adres ve kimlik bilgileri mahkemeye doğru aktarılmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokol örneği kapsamında iki tarafında boşanma davasında mağdur olamamaları için mutlaka bir avukatla görüşerek, boşanma hususu hakkında detaylı bilgi paylaşımı yapmaları gerekmektedir.

Adres ve kimlik bilgileri kapsamında eşlerin net bilgiler vermesinin yanı sıra yanı zamanda tarafların çocukları var ise çocuklar hakkında da mahkemeye bilgi vermeleri, velayet aşaması için oldukça önemlidir. Bu alanda dosya düzenlemeleri ve tanzim durumu için uzman bir avukatla görüşmek faydalı olacaktır.

C-Varsa Çocukların Durumu Velayeti

Boşanma dilekçesi örneği kapsamında çocukların velayet durumlarını da görebileceğiniz gibi bir avukat aracılığıyla mahkemeye başvuru gerçekleştirdiğinizde, aynı zamanda velayet davası da açabilirisiniz. Ancak anlaşmalı boşanma protokol örneği üzerinden de görebileceğiniz gibi anlaşmalı boşanma hususunda, çocukların velayet durumu da eşler tarafında belirlenmiş olmalıdır. Boşanma davası sırasında anlaşmazlıkların yaşanması durumunda dava düşer ya da ileri bir tarihe ertelenir.

Çocuklar erişkin yaşta değil ise kimde kalacağına ve haftada kaç gün eşler arasında görülebileceğine mahkemeyle birlikte karar verilerek, boşanma davası sonuçlanacaktır. Çocukların velayet durumu üzerine mahkemeye başvuru yapılmadan önce bir avukatla görüşülmesi çok daha faydalı olacaktır.

D-Velayeti Verilen Çocuğun Ödenecek Nafaka Durumu

Aile mahkemesi kapsamında açılmakta olan boşanma davası eşlerin anlaşmalı olarak boşanma durumlarında velayet ve nafaka problemi de mahkemeyle birlikte kesinleşmektedir. Öncelikle nafaka ve velayet ile ilgili problemler mahkemeye başvurmadan önce anlaşılarak, mahkemede sorun yaşanmamasını sağlayacaktır. Nafaka hakkı eşlerden çocuğun velayetini alan tarafa verileceği gibi eşlerin durumu kötü olandan alınamamaktadır. Eğer eşler arasında çalışan ve çalışmayan taraf var ise çalışan taraf çalışmayan tarafa da nafaka verebilmektedir. Bu durum çocuğun velayetini alma durumunda değişiklik göstermekle birlikte Türk Medeni kanunun aile kavramı üzerinden değerlendirilerek, çocukların eğitim ve yaşam alanı öncelikler arasında tutularak, mahkeme kararına yansıyacaktır.

E-) Çocukla Kişisel İlişki

Anlaşmalı boşanma davası protokolü kapsamında da yer verileceği üzere çocuğun ve ebeveynin arasında iletişimin kesilmemesi için ‘’Kişisel İlişki Kurma Hakkı’’ bulunmaktadır. Ergin olmayan çocuk için anne veya babanın velayeti alma durumuna karşı diğer tarafın çocuğuyla olan bağının kopartılmaması, haftada belirli günler çocuğunu görme hakkı bulunmaktadır. Türk Medeni kanunu hususuna göre velayeti almayan tarafın ‘’Ziyaret hakkı’’ doğacağı gibi eşlerden biri çocuğu göstermeme kararı alırsa, nedeni mahkemeye yansıtılmadığı takdirde velayet hakkı da düşebilmektedir. Türk medeni kanununda her ebeveynin çocuğunu görme, kişisel ilişki kurma ve aynı zamanda birlikte vakit geçirme hakkı bulunmaktadır. Anlaşmalı boşanma protokolü örneği üzerinden nafaka hususu alanında velayete de yer verilebilmektedir.

F-) Ortak Ev Eşyalarının Ve Kişisel Eşyaların Paylaşımı

Eşlerin ortak olarak aldığı eşyaların paylaşılması aynı zamanda kişisel eşya paylaşımı mahkeme kararına yansıyacak değerde olmalıdır. Birlikte alınan eşyaların eşler arasında maddi olarak bölünmesi için avukat varlığına önemli derecede ihtiyaç duyulabilmektedir. Otomobil, değerli eşyalar ve konut gibi mal paylaşımları birlikte alındığı zaman dilimindeki maddi hususlara da dayandırılabilmektedir.

Ev içinde kullanılan eşyalar ve tüm kişisel eşyalar da dahil olmak üzere anlaşmalı boşanma protokolüne yansıtılabilmektedir. Bu esaslara dayalı dilekçe ve boşanma evraklarının hazırlanması için sizlere anlaşmalı boşanma protokolü örneği sunabilecek bir avukatla görüşerek, işlem kaydı tutabilir sürecin hızlanmasını sağlayabilirsiniz.

G-) Eşlerin Nafaka Durumu

Türk Medeni Kanunu esaslarına dayanarak, bilindiği üzere nafaka hakkı sadece kadınlara dayalı değildir. Eğer eşlerin çocukları yok ise ve eşlerden birinin maddi durumu kötüyse nafaka talep edilebilmektedir. Bu aşamada eşlerin cinsiyeti ön planda değil maddi durumu ön planda tutulacaktır. Örneğin eşlerden erkek olanın işsiz olması ve maddi olarak evden ayrılma durumuna karşı kalacak yerinin bulunmaması gibi durumlarda erkeğin de nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır.

Bu durumları esas alarak öncelik maddi durumun olmaması, çocuklarının velayetinin karşılanması ve herhangi bir mal varlığının bulunmaması gibi durumlar öncelikler arasında yer alacaktır. Avukat aracılığıyla boşanma dilekçe örneği talep ederek, nafaka hakkı talebi için dilekçede nelere öncelik verilmesi gerektiğini görebilirsiniz.

H-) Eşlerin Maddi Ve Manevi Tazminat İstekleri

Anlaşmalı boşanma davası protokolünde eşler maddi ve manevi tazminat isteklerini mahkemeye bildirirken nedenlerini açıklamaları gereken bir dilekçe vermelidir. Nafaka ve tazminata ilişkin hususlar protokolde açıkça yazılmalı ve taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yaşanmamalıdır. Eğer anlaşmalı boşanma dilekçesi üzerinde yer verilen maddi ve manevi tazminat istekleri karşı tarafın itiraz etmesiyle mahkemeye bildirilirse, anlaşmalı dava düşebilmektedir. Anlaşmalı boşanma davası üzerinden bütün istek ve taleplerin önceden konuşulması, anlaşılması ve itiraza yer verilmemesi gerekmekte bu da sürecin daha da hızlanmasına yardımcı olmaktadır. Anlaşmalı boşanma protokol örneği için bir avukatla görüşerek, dava sürecinin hızlı ilerlemesi için destek alabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır; eşlerin maddi ve manevi tazminat taleplerinin, velayet ve eşya paylaştırma haklarının yer alması gereken boşanma dilekçesi hazırlanırken öncelikle dava açılışında asliye mahkemesine verilecek olan ön bildirinin iyi hazırlanması gerekmektedir. Bu aşamada avukat aracılığıyla boşanma davasının protokole uygun şekilde ilerlemesi için anlaşmalı olmalarını sadece sözlü değil yazılı olarak da ifade etmeleri gerekmektedir. Boşanma avukatı bu işlemlerin yürütülmesi için dava açılım sürecinden, taleplerin mahkemeye verilmesine kadar yardımcı olacak, dosya hazırlayacak, mal ve mülk paylaşımları hakkında size bilgi verecektir. Aynı zamanda maddi ve manevi tazminat davaları için de eşlerle birebir görüşülerek, taleplerin karşılanması ve sürecin hızlanması sağlanacaktır.

I-) Ziynet Eşyaların Durumu

Ziynet eşya durumu ile ilgili taraflar hak talebinde bulunamazlar. Eşlere düğün sırasında takılmış olan ziynet eşyalar, Türk Medeni Kanununda direkt kadına hediye edilmiş mal olarak görülmektedir. Bu hususa dayanarak erkek ve erkek tarafı denilen akraba, eş dost da dahil olmak üzere ziynet eşyanın geri verilmesini talep edemez, erkek hiçbir şekilde ‘’Kendisine takılmış olsa dahil’’ takılan altın vb. eşyalar hakkında dava açamaz. Düğün ve nişan hediyesi olarak görülmekte olan ziynet eşyalar tamamen kadına ait olduğu gibi üzerinde dava ve benzeri durumlar mahkemeye yansıtılamamaktadır. Dava sürecinde mahkemede dilendirilmesi ya da avukat tarafından talep edilmesi fayda etmeyecektir.

İ-) Mal Rejimin Tavsiyesi, Mal Paylaşımı İle İlgili Konular

Anlaşmalı boşanma protokol örneği üzerinden de görebileceğiniz gibi mal paylaşımı esasları tarafların boşanma davası sürecinde mahkemeye direkt kendi kararlarını vererek başvurdukları nokta olarak görülmektedir. Malların bölüştürülmesi için her iki tarafında eşit bir şekilde paylaşmayı kabul etmesi ve itirazda bulunmaması gerekmektedir. Bu noktada adaletli bir mal paylaşımı yapılması için eşlerin kendi mal ve varlıklarını ayrı tutma hakları vardır. Eğer tazminat davası açılmayacaksa, ortak alınmayan herhangi bir eşyanın paylaşılması zorunlu değildir. Mal rejimin tavsiyesi için uzman bir avukattan yardım almak ve mal paylaşımı hususlarıyla ilgili dilekçe örneği istemek anlaşmalı davalarda sürecin hızlanmasında yardımcı olacaktır.

J-) Tarafların Birbirlerinden Talep Etmedikleri Haklarından Feragat Etmesi

Türk Medeni Kanununun 528. Maddesi gereğince tarafların birbirlerinden talep etmedikleri haklarından feragat etmesi hakkı bulunmaktadır. Bunun içerisinde yer alan mal ve mülk paylaşımının yanı sıra tarafların miras bırakası gibi durumlarda göz önünde bulundurularak, feragat hakkı eşler arasında sözleşmeli olarak mahkemeye yansıtılabilir ya da direkt avukat aracılığıyla sözleşme hazırlanabilir. Talep edilmeyen herhangi bir malın ya da mülkün karşı tarafa verilmesi durumunda, karşı taraf itiraz etmeden haklarından feragat ettiğini dillendirerek, almak istemediği bir eşyayı olmayabilecektir.

Tarafların mahkeme önünde de bu taleplerini dillendirmeden sadece avukat aracılığıyla sözleşme yaparak ya da itiraz ederek talep etmedikleri haklarından feragat etme hakkı bulunmaktadır.

K-) Dava Masrafları Ve Vekalet Ücretleri

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarından, dava masrafları ve vekalet ücretler değişim göstermektedir. Bu noktada boşanma davası için başvurulan avukat sizlere ücret konusunda bilgi vermeli aynı zamanda dava dosyası için alınacak ücret size aktarılmalıdır. Çekişmeli boşanma davası sürecinde yedi bin lira üzerinden başlayabilecek avukatlık ücretleri aynı zamanda dosya masraflarıyla birlikte değişiklik gösterebilmektedir.

Avukat bürosu ve avukat politikası bu aşamada oldukça önemlidir. Anlaşmalı boşanma davaları daha kısa süren ve dosya masrafları olarak daha düşük fiyatlara tabii tutulabilmektedir. Boşanma davası açma ücretleri her yıl değiştiği gibi anlaşmalı boşanma protokolü 2020 örneklerini de avukatınızdan talep etmeniz faydalı olacaktır. Her yıl Yargıtay kararı ve protokoller değişime uğrayabilir, bu konuda güncel olmayan bilgilere itimat edilmemesi gerekmektedir. Avukat yardımıyla alabileceğiniz protokol örneğiyle birlikte masrafların ve vekalet ücretlerinin güncel fiyat listesini talep edebilirsiniz.

L-) Yargıtay Kararı

Anlaşmalı boşanma davalarında boşanma kararından sonra tarafların iki yıl birlikte yaşamamaları, iki yıldan fazla birlikte kalması kötü niyet olarak belirlenmektedir. Yargıtay kararı esas alınarak boşanmış kişilerin aynı evde yaşamaması da oldukça önemli bir husus olduğu gibi boşanma tebliğinden hemen sonra evlerin ayrılması şart koşulmuştur. Yargıtay kararı esasları üzerinden 2020 yılına dayalı yeni yasa ve protokol değişikliklerini büromuza başvurarak öğrenebilirsiniz.

Yargıtay kararı esaslarına dayanarak eşlerin anlaşmalı bir şekilde boşanması genellikle tek celsede olabilmektedir. Ancak çekişmeli boşanmalar ve itiraz süreçleriyle birlikte özel boşanma dediğimiz noktalarda dava süreci uzayabilmektedir. Türk Medeni Kanununun 2. Maddesi ile birlikte 2 yıl 6 ay sonra hükmün tebliğ ettirilmesiyle bağdaştırılmamaktadır. Anlaşmalı boşanmalarda tekrar evlilik yapılabilmesi için en az 1 yıl geçmiş olmalı, niyetlerinin mahkemeye bildirilmesi gerekmektedir. Boşanma işlemleri ve anlaşmalı boşanma protokolü örneği için boşanma avukatıyla görüşmek, Yargıtay kararı hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayabileceği gibi aynı zamanda sürecin hızlanmasını da sağlayacaktır. Avukatlık büromuza başvuru yaparak, mal paylaşımı, velayet işlemleri ve anlaşmalı boşanma dilekçesi hakkında detaylı bilgi alabilir, avukatlarımızla birlikte mahkemeye başvuru yapabilirsiniz.

 

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2016/13335
  3. 2016/12661
  4. 28.6.2016

* İŞTİRAK NAFAKASININ EĞİTİM GİDERİNİ KAPSAMASI (Boşanma Protokolü Gereğince Ödenmeyen Eğitim Masrafları Bakımından Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali – Müşterek Çocuk İçin Hükmedilen İştirak Nafakası Eğitim Giderlerini de Kapsadığından Taraflarca Anlaşmalı Boşanma Sırasında İmzalanan Protokolün İlgili Maddesini Ortadan Kaldırdığı/Davalı Babadan Müşterek Çocuk İçin Ayrıca Protokole Dayanarak Eğitim Gideri İstenilmesi Mümkün Olmayıp Aksi Halde Babanın İki Kez Eğitim Gideri Ödemesi Sonucunu Doğuracağı)

* BOŞANMA PROTOKOLÜNE UYMAMA (Boşanma Protokolü Gereğince Ödenmeyen Eğitim Masrafları Bakımından Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali – Müşterek Çocuk İçin Hükmedilen İştirak Nafakası Eğitim Giderlerini de Kapsadığından Taraflarca Anlaşmalı Boşanma Sırasında İmzalanan Protokolün İlgili Maddesini Ortadan Kaldırdığı/Davalı Babadan Müşterek Çocuk İçin Ayrıca Protokole Dayanarak Eğitim Gideri İstenilmesinin Babanın İki Kez Eğitim Gideri Ödemesi Sonucunu Doğurduğundan Davanın Reddi Gerektiği)

* İTİRAZIN İPTALİ (Boşanma Protokolü Gereğince Ödenmeyen Eğitim Masrafları Bakımından Başlatılan İcra Takibi – Müşterek Çocuk İçin Hükmedilen İştirak Nafakası Eğitim Giderlerini de Kapsadığından Taraflarca Anlaşmalı Boşanma Sırasında İmzalanan Protokolün İlgili Maddesini Ortadan Kaldırdığı/Davalı Babadan Müşterek Çocuk İçin Ayrıca Protokole Dayanarak Eğitim Gideri İstenilmesi Mümkün Olmayıp Aksi Halde Babanın İki Kez Eğitim Gideri Ödemesi Sonucunu Doğuracağı)

4721/m.166/3

2004/m.67

ÖZET : Dava, boşanma protokolü gereğince ödenmeyen eğitim masrafları bakımından başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Aslolan sözleşmeye bağlılık ilkesidir. Müşterek çocuk için, hükmedilen aylık 1.050 TL iştirak nafakası eğitim giderlerini de kapsamakta olup, bu hüküm, taraflarca anlaşmalı boşanma sırasında imzalanan protokolün ilgili maddesini ortadan kaldırmıştır. Artık, davalı babadan, müşterek çocuk için ayrıca protokole dayanarak eğitim gideri istenilmesi mümkün değildir. Aksi düşünce babanın iki kez eğitim gideri ödemesi sonucunu doğuracağından, davanın reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince anlaşmalı boşanmışlar ve 31.1.2012 tarihli boşanma protokolü mahkemece tasdik edilmiş, karar 24.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı kesinleşen boşanma protokolünün 5. maddesinde “Tarafların çocuklarının öğrencilik süreçlerinde tüm eğitim masrafları babaları tarafından karşılanacaktır.” hükmü gereğince ödenmeyen 2013-2014 öğretim yılına ait eğitim masrafları yönünden davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2014/9912 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, davalı borçlu erkeğin itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı itirazın iptalini istemiş, mahkemece itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.

Davacı 25.9.2013 tarihinde, protokolün 5. maddesine de dayanarak iştirak nafakası davası açmış, dava … Aile Mahkemesi’ nin 2013/760 esas, 2014/509 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek müşterek çocuk İnci lehine 650 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/17939 esas, 2015/4192 karar sayılı ve 16.3.2015 tarihli kararı ile “… Boşanma davasında taraflar arasında düzenlenen protokolün 5.maddesinde İnci’nin öğrencilik sürecinde tüm eğitim masraflarının davalı baba tarafından karşılanacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Aslolan sözleşmeye bağlılık ilkesidir. Çocuklardan birinin 8. sınıf öğrencisi olup, kollejde öğrenim gördüğü, okulun yıllık ücretinin 10.557,00 TL olduğu, ayrıca 1.800,00 TL dersane giderinin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirden, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuş, bozma üzerine aynı mahkemece 2015/319 esas 2015/456 karar ve 7.7.2015 tarihli ilamla çocuk lehine 1.050 TL iştirak nafakasına hükmetmiştir.

Bu durumda, müşterek çocuk İnci için, hükmedilen aylık 1.050 TL iştirak nafakası eğitim giderlerini de kapsamakta olup, bu hüküm, taraflarca anlaşmalı boşanma sırasında imzalanan protokolün 5. maddesini ortadan kaldırmıştır. Artık, davalı babadan, İnci için ayrıca protokole dayanarak eğitim gideri istenilmesi mümkün değildir. Aksi düşünce babanın iki kez eğitim gideri ödemesi sonucunu doğurur. Bu sebeple, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.06.2016(Salı)

 

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/1179

K. 2017/2064

T. 28.2.2017

• ANLAŞMALI BOŞANMANIN ÇEKİŞMELİ BOŞANMAYA DÖNÜŞMESİ ( Tarafların 4721 S.K.166/3. Maddesi Uyarınca Boşandıkları Hükmün Davalı Tarafından Temyiz Edildiği/Anlaşmalı Boşanma Yönünde Oluşan Karar Kesinleşinceye Kadar Eşlerin Gerek Boşanmanın Mali Sonuçları Gerekse Çocukların Durumu Hususunda Kabul Edilen Düzenlemeleri Kapsayan İrade Beyanından Dönmesini Engelleyici Yasal Bir Hüküm Bulunmadığından Anlaşmalı Boşanma Davasının “Çekişmeli Boşanma” Olarak Görülmesi Gerektiği )

• KARAR TEBLİĞ EDİLMEDEN TEMYİZDEN FERAGAT EDİLMESİ ( Doğmamış Haktan Feragatin Hukuken Geçerli Sonuç Doğurmayacağı )

• ANLAŞMALI BOŞANMA KESİNLEŞİNCEYE KADAR TARAFLARIN İRADE BEYANINDAN DÖNEBİLECEĞİ ( Tarafların 4721 S.K. Md.166/3 Uyarınca Boşandıkları Hükmün Davalı Tarafından Temyiz Edildiği/Anlaşmalı Boşanma Yönünde Oluşan Karar Kesinleşinceye Kadar Eşlerin Gerek Boşanmanın Mali Sonuçları Gerekse Çocukların Durumu Hususunda Kabul Edilen Düzenlemeleri Kapsayan İrade Beyanından Dönmesini Engelleyici Yasal Bir Hüküm Bulunmadığı – Anlaşmalı Boşanma Davasının “Çekişmeli Boşanma” Olarak Görüleceği )

4721/m.166

ÖZET : Taraflar 4721 S.K.166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” olarak görülmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- )Mahkeme tarafından, taraflarca temyizden feragat edildiği bu sebeple boşanma kararının kesinleştiğinden bahisle davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, davalı mahkemenin gerekçeli kararı kendisine tebliğ edilmeden temyizden feragat etmiş olup, doğmamış haktan feragat hukuken geçerli sonuç doğurmayacağından mahkemenin 07/06/2016 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.

2- )İşin esasının incelenmesine gelince;

Taraflar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” ( TMK m. 166/1-2 ) olarak görülmesi gerekir.

Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1. ) bentte gösterilen sebeple mahkemenin 07/06/2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2017 tarihide oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/2269

K. 2017/5101

T. 2.5.2017

• BOŞANMA DAVASI ( Anlaşmalı Boşanma Yönünde Oluşan Karar Kesinleşinceye Kadar Eşlerin Bu Yöndeki Diğer Bir İfadeyle Gerek Boşanmanın Mali Sonuçları Gerekse Çocukların Durumu Hususunda Kabul Edilen Düzenlemeleri Kapsayan İrade Beyanından Dönebileceği – Boşanmalarına Karar Verilse Dahi Davacının Anlaşmalı Boşanma Hükmünü Gerçekleşen Anlaşmaya Rağmen Temyiz Etmesi Davadan Açıkça Feragat Etmedikçe Anlaşmalı Boşanma Yönündeki İradesinden Rücu Niteliğinde Olduğu/Davanın Çekişmeli Olarak Görüleceği )

• ANLAŞMALI BOŞANMADA İRADE BEYANINDAN DÖNÜLMESİ ( Karar Kesinleşinceye Kadar Eşlerin Bu Yöndeki Diğer Bir İfadeyle Gerek Boşanmanın Mali Sonuçları Gerekse Çocukların Durumu Hususunda Kabul Edilen Düzenlemeleri Kapsayan İrade Beyanından Dönebileceği – Boşanmalarına Karar Verilse Dahi Davacının Anlaşmalı Boşanma Hükmünü Gerçekleşen Anlaşmaya Rağmen Temyiz Etmesi Davadan Açıkça Feragat Etmedikçe Anlaşmalı Boşanma Yönündeki İradesinden Rücu Niteliğinde Olduğu/Davanın Çekişmeli Olarak Görüleceği )

• DAVACININ ANLAŞMALI BOŞANMA KARARINI TEMYİZ ETMESİ ( Davacının Boşanma Hükmünü Gerçekleşen Anlaşmaya Rağmen Temyiz Etmesi Davadan Açıkça Feragat Etmedikçe Anlaşmalı Boşanma Yönündeki İradesinden Rücu Niteliğinde Olduğu – Anlaşmalı Boşanma Davasının Çekişmeli Olarak Görüleceği )

• ANLAŞMALI BOŞANMANIN ÇEKİŞMELİ BOŞANMAYA DÖNMESİ ( Boşanmalarına Karar Verilse Dahi Davacının Anlaşmalı Boşanma Hükmünü Gerçekleşen Anlaşmaya Rağmen Temyiz Etmesi Davadan Açıkça Feragat Etmedikçe Anlaşmalı Boşanma Yönündeki İradesinden Rücu Niteliğinde Olduğu – Davanın Çekişmeli Olarak Görüleceği )

4721/m.166

ÖZET : Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşler, bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönebilirler. Boşanmalarına karar verilse dahi davacının anlaşmalı boşanma hükmünü gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” olarak görülmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilse dahi davacının anlaşmalı boşanma hükmünü gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” ( TMK m. 166/1-2 ) olarak görülmesi gerekir.

Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Call Now Button