0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Anlaşmalı Boşanma Davası Hakkında Yargıtay Kararları

1-) Anlaşmalı Boşanma Geçersiz Hale Gelmesi Halin Çekişmeli Boşanmaya Dönüşür

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/10998 K. 2015/3147 T. 3.3.2015

  • ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINA DÖNÜŞMESİ ( Anlaşmanın Bozulması İle Anlaşmalı Boşanma Hükmünün Bütünüyle Geçersiz Hale Geleceği – Davanın Çekişmeli Boşanma Davası Olarak Görülmesi Gerektiği )

 

KARAR : Taraflar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir ( HUMK. md. 439/2 ). Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” ( TMK m. 166/1-2 ) olarak görülmesi

gerekir.

Açıklanan sebeple, mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere sure verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin H.’dan alınıp L.’ya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

2-) Asilin Beyanı Alınmadan Vekilinin Beyanı İle Anlaşmalı Boşanmanın Geçersizliği

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2017/527 K. 2017/1674 T. 20.2.2017

  • ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI ( Mahkemece Davacı ve Davalı Asil Dinlenilmeksizin Vekillerinin Beyanlarına Dayanılarak Karar Verildiği – Davacının Anlaşmalı Boşanma Hükmünü Gerçekleşen Anlaşmaya Rağmen Temyiz Etmesi Davadan Açıkça Feragat Etmedikçe Anlaşmalı Boşanma Yönündeki İradesinden Rücu Niteliğinde Olup Bu Halde Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Görülmesi Gerektiği/Ön İnceleme Yapılıp Tahkikatta Delliler Toplanarak Sonuca Göre Karar Verileceği )

KARAR : Taraflar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Mahkemece davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin vekillerinin beyanlarına dayanılarak karar verildiği gibi, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilse dahi, davacının anlaşmalı boşanma hükmünü gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.

Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

3-) Anlaşmalı Boşanma Kesinleşinceye Kadar Asillerin Boşanmadan Vazgeçebilmesi

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/25527 K. 2016/96 T. 11.1.2016

  • ANLAŞMALI BOŞANMAYA İLİŞKİN HÜKMÜN TEMYİZ EDİLMESİ ( Anlaşmalı Boşanma Yönünde Oluşan Karar Kesinleşinceye Kadar Eşlerin Bu Yöndeki İrade Beyanından Dönmesini Engelleyici Yasal Bir Hüküm Bulunmadığı – Anlaşmalı Boşanma Davasının Çekişmeli Boşanma Olarak Görüleceği )

KARAR : Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.

Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

4-) Mali Sonuçları Düzenlenmeden Anlaşmalı Boşanma Davasının Kabul Edilememesi

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/135 K. 2012/1693 T. 30.1.2012

  • ANLAŞMALI BOŞANMA ( Koşullarının Gerçekleşmemesi/Davalı Kocanın Boşanmanın Mali Sonuçlarını İçermeyen Davayı Kabul Beyanı Üzerine Delil Toplanmadan Boşanmaya Hükmedilmesi – Davalı Temyiz Dilekçesinde Boşanmak İstemediğini Bildirdiğinden Kararın Bozulacağı )

KARAR : Türk Medeni Kanunu 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için; yasadaki diğer koşullar yanında boşanmanın mali sonuçları hususunda taraflarca kabul edilecek bir düzenlemenin mevcut olması ve hakimin de bu düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Davacı kadın son oturumdaki beyanında, herhangi bir nafaka maddi-manevi tazminat talebi bulunmadığını bildirmiş; ancak davalı kocanın bu konulardaki beyanı alınmamıştır. Mahkeme davalı kocanın önceki oturumlardaki boşanmanın mali sonuçlarını içermeyen, boşanmak istediğini, açılan boşanma davasını kabul ettiğine ilişkin beyanını yeterli görerek; herhangi bir delil de toplamadan anlaşmalı boşanmaya hükmetmiştir. Bu durumda; Türk Medeni Kanununun 166/3. maddedeki anlaşmalı boşanma koşullarının gerçekleşmiş olduğundan söz edilemez. Mahkemece, davalı koca temyiz dilekçesinde boşanmak istemediğini bildirdiğinden; davacı kadına, davaya Türk Medeni Kanunu 166/1-2 madde uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak devam etmek isteyip, istemediğinin sorulması; devam etmek istemediği takdirde davanın reddine; devam etmek istediğinde ise, taraflara delil bildirme imkanı sağlanarak bildirildiğinde delillerin toplanması ile gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeden; yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

5-) Anlaşmalı Boşanma Davasından Her Aşamada Dönülebileceği

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2012/14467 K. 2012/31520 T. 24.12.2012

  • ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI ( Davacının Temyiz Aşamasında Eşi Tarafından Tazminatsız ve Nafakasız Olarak Boşanma Konusunda Kandırıldığını Beyan Etmesi – Davacının Bu Yönde İrade Beyanından Dönebileceği/Yasal Bir Engel Bulunmadığının Kabulü )

KARAR : Mahkemece; tarafların “boşanma ve fer’ilerinde anlaşmış olmalarına” dayanılarak Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde boşanma davasından feragat ettiğine ilişkin bir beyanda bulunmamakta, eşi tarafından tazminatsız ve nafakasız olarak boşanma konusunda kandırıldığını, ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar, davacının bu yöndeki irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Böyle bir durumda davaya, çekişmeli olarak devam edilmesi, buna bağlı olarak taraflara delil göstermeleri için imkan tanınması, göstermeleri halinde delillerinin toplanması ve Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde yer alan boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan yönde araştırma ve inceleme yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla, 24.12.2012 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY : Davacı kadın eş ve davalı erkek eş boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hususunda anlaşarak iradelerini serbestçe açıklamış olduklarından yerel mahkeme tarafından anlaşmalı boşanma ( TMK md. 166/3 ) kararı verilmiştir.

Davacı eş anlaşmalı boşanmada kendisinin Borçlar Kanunundaki irade bozukluğu hallerinden birinin etkisiyle beyanda bulunduğuna ilişkin kesin nitelikte bir delil bildirmeden “anlaşmayı bozduğunu” eş söyleyişle “anlaşmalı boşanma yönündeki irade beyanından döndüğünü” temyiz dilekçesinde açıklamıştır.

Davacı eş “davadan feragat” ettiğine dair bir beyanda bulunmamakta olup temyiz dilekçesinde “anlaşmayı bozduğunu” açıklamaktadır.

Anlaşmalı boşanma davalarında davalı eşin anlaşmalı boşanmada kendisini Borçlar Kanunundaki irade bozukluğu hallerinden birisinin etkisiyle beyanda bulunduğuna ilişkin KESİN NİTELİKTE BİR DELİL BİLDİRMEDEN anlaşmayı bozma hakkı var olduğundan aynı anlaşmanın diğer tarafı davacı eş de aynı hakları kullanabilir.

Davacı eş anlaşmayı bozduğunu temyiz dilekçesinde açıkladığına davaya çekişmeli yargı hükümlerine göre devam edilmek üzere hükmün bozulması gerekir.

Hükmün “açıkladığım gerekçe” ile bozulması düşüncesindeyim.

Call Now Button