0 216 459 53 97
Sosyal Medya Hesaplarımız

Mal Paylaşma Davaları

Bir boşanma davası gerçekleşecek veya gerçekleşmişse mal paylaşma davaları söz konusu olur. Bu davalarda amaç, iki taraf için de malların eşit bir şekilde dağıtılması protokolüne dayanır. Boşanma davası görülmeden mal paylaşma davası açılamaz. Çünkü, ortada bir mal paylaşımı protokolü olması için öncelikle boşanmanın kesinleşmiş ve gerçekleşmiş olması gerekir. Paylaşım davası, boşanma davasıyla birlikte de açılamaz. Belirtildiği gibi, boşanma gerçekleşmemişse bir mal dağıtımı söz konusu olmayacaktır.

Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Taraflar arasında boşanmanın kesinleştiğine dair hüküm verildikten sonra istek üzerine mal paylaşma davası açılır ve görülmeye başlanır. Boşanan taraflar mal paylaşımına dair yalnızca üç talepte bulunabilir. Bunlar;

  • Değer Artış Payı Alacağı
  • Katılma Alacağı
  • Katkı Payı Alacağı

Mal paylaşma, tarafların evliliklerinden önce edindikleri mallar üzerinden yürümez. Yani, yalnızca evlilik birliğinin korunduğu süreç içinde edinilen mallar üzerinden bu dava açılabilir. Aksi takdirde bekarlığın olduğu durumda satın alınan mal ve mülkler bu davanın kapsamını oluşturmayacaktır. Mal paylaşımıyla ilgili belli esaslar vardır. Bunlar;

  • Her taraf kendi kişisel eşyalarını alma hakkına sahiptir. Bu malların paylaşıma dahil edilme gibi bir durumu söz konusu olmaz. Kişiler mal sayılanlara ise şunları örnek verebiliriz; eşlerin sadece kişisel kullanımına yönelik eşyaları, tarafların üçüncü şahıslardan alacakları tazminatlar vb.)
  • Evlilik birliği içinde satın alınmış mallar eşler arasında ‘yarı yarıya’ olarak bölünür.

Bunlar haricinde, eğer bir taraf bir malın kendine ait (yani kişisel) olduğunu iddia ediyorsa, bunu ispatlamak ve mahkemeye sunmak zorundadır. Aksi takdirde o mal da paylaşıma ortak edilerek taraflar arasında eşit bir şekilde bölüştürülecektir.

Mal Paylaşma Davası Ne Zaman Açılmalı?

Ülkemizde aile hukuku alanında bağlayıcılığı olan Medeni Kanun’a göre, paylaşım davaları boşanma davasını izleyen maksimum 10 yıllık bir zaman içinde açılmalıdır. Aksi takdirde mal paylaşımı talebinde bulunmak mümkün olmayacaktır.

Ortada süren bir boşanma davası varsa mal paylaşım davası açılabilir ancak paylaşma davasına bakan mahkeme, boşanma davasından gelecek sonucu beklemekle mükelleftir. Boşanmanın sonucu kesinleşmeden paylaşım davası herhangi bir karara bağlanmayacaktır.

Eğer yurtdışında görülmüş bir boşanma davası varsa, zamanaşımı boşanma davasının görüldğü ülkenin kanunları çerçevesinde belirlenecektir

Anlaşmalı Boşanmalarda Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanmalarda, mal paylaşma iki tarafın özgür arzusuna göre yapılır. Bu durumda eşler ister yarı yarıya malları bölüşebilir, isterlerse başka bir paylaşım oranı da belirleyebilir. Üçüncü bir seçenek olarak da, taraflardan biri hiçbir mal paylaşımını kabul etmediğini, bu hakkından feragat ettiğini de beyan edebilir. Feragat gibi bir durum söz konusu olduğunda, bu mutlaka boşanma dilekçesine (protokole) yazılmalıdır.

Eğer anlaşma protokolünde mal paylaşımının nasıl olacağına dair herhangi bir bilgi yoksa, boşanma davasının gerçekleştiğinden itibaren 10 yıl süre içinde mal paylaşım davası açılabilir.

 

Aldatma (Zina) Varsa Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Zina, evlilik birliği içindeki bir bireyin eşi haricinde başka kişi/kişilerle görüşmesinin veya cinsel ilişki kurması halinin hukuk dilindeki karşılığıdır. Yani kısaca ‘aldatma’ demektir. Zina, Medeni Kanun’da ayrı bir kanun başlığı altında incelenir. Mahkeme, boşanma davasının zina yüzünden bittiğine hükmetmişse mal paylaşımı iki seçenek doğrultusunda yapılabilinir. Bunlar;

  • Zina yaptığı iddia edilen tarafın suçu mahkeme kararıyla kesinleşmişse, bu taraf ya mal paylaşımından topluca men edilir ya da hakkaniyet uygun olarak alacağı (ya da talep edeceği) mallar azaltılabilir.
  • Eşlerden birinin zina yaptığı kanıtlanmışsa ancak diğer eşin malvarlığına bir katkısı varsa bunu, mal paylaşımı sırasında talep edebilir. Örnek verecek olursak, bir dükkan alınmış ve eşlerden biri buna 20 bin lira katkı yapmışsa, bunu zina yapmış olsa bile talep edebilir.

Bir Tarafa Bağışlanan Mal ya da Para Boşanırken Talep Edilebilir Mi?

Evlilik birliğinin sürdüğü süre zarfı boyunca bir eşin diğerine bağışladığı ev, araba, nakit para veya parasal değeri olan her şey, bağışı alan tarafın kişisel yani ona ait malı olarak kabul edilir. Bu sebeple de, mal paylaşım davasında talep edilmesi, talep edilse bile bağışı alan tarafın bunun bağış olduğunu kanıtlaması halinde bu mal ve mülkün geri alınması mümkün değildir.

Burada şöyle bir parantez açılması uygun olacaktır. Bu bağışlanan mallardan herhangi bir kira ya da satış geliri elde edildiyse, bağışı yapan taraf bunlar üzerinde yarı yarıya hak sahibi haline gelir.

Mal paylaşım davaları herhangi bir aile mahkemesine başvurulması halinde görülmeye başlanacaktır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi, önemli olan boşanmanın üstünden 10 sene geçmemiş olmasıdır. Eğer zamanaşımı söz konusuysa, mal paylaşım davası açılması mümkün olmamaktadır.

Mahkemeden Yarı-Yarıya’dan Fazlası Alınabilir Mi?

Yukarıda da belirtildiği gibi, eğer bir evlilik ya da boşanma sözleşmeniz (anlaşmalı boşanmalarda) varsa yarı yarıyadan farklı bir karar mahkemeden çıkabilir. Ancak, ortada bu gibi bir durum yoksa aile hukukunda esas olarak belirtilen, evlilik birliği içinde alınan malların (edinilmiş mal) yarı yarıya bölüştürülmesidir.

Mal Kaçırma Nedir?

Mal kaçırma, boşanma davaları sırasında sıklıkla olabilen bir durumdur. Buna göre, eşlerden biri tazminat veya da mal paylaşımı yapmamak için böyle bir yola başvurur. Bunun olmasını engellemek için ise yapılması gereken, mallar üzerine ‘ihtiyati tedbir’ koydurmaktır. Mal paylaşım davasıyla beraber açılan ‘ihtiyati tedbir’ koydurma aile mahkeleri tarafından görülür ve malların satışını ya da elden çıkarılmasını engellemek için malların tapu kaydına tedbir konulur.