0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

İş Kazası Tazminat | İş Kazası Tazminat Davası Açma

İş Kazası Tazminat; her birey geçimini sağlamak için yasal olarak tanınan işlerde çalışmak durumundadır. Ancak gerekli önlemlerin alınmaması ya da alındığı takdirde iş yerinde ön görülemeyen sebepler doğrultusunda meydana gelen iş kazaları her geçen gün artmaktadır. Bunların önüne geçilmesi için yasal olarak kararlaştırılan tedbirlerin alınması ve denetimlerin yapılması gerekmektedir.

İş Kazası Tazminat

 

Kazaların yaşandığı çoğu iş yerlerinde önlemler ya alınmamakta ya da usule uygun prosedürlere uyulmamaktadır. İşte bunlardan dolayı meydana gelen kazalar sonucunda işçiler hem fiziksel hem ruhsal hem de ekonomik olarak büyük kayıplara uğrayabilmekte hatta bazı iş kazaları nedeniyle çalışan kişiler hayatlarından olabilmektedir. Bu tür, iş yerlerinde yahut herhangi bir iş yürütülürken meydana gelen; kişinin ölümü ile sonuçlanan veya kişinin vücut bütünlüğüne zarar veren durumlara ( kazalara ) iş kazası adı verilmektedir.

İş kazaları sonucunca kazaya uğrayan kişiler fiziksel olarak engelli hale gelebilmekte buna ek olarak manevi açıdan da büyük zararlar görebilmektedirler. İş kazasının iş kazası olarak görülebilmesi için, iş yeri tarafından verilen görevin yapıldığı esnada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Çoğu kişi iş kazasının, iş yerinde gerçekleşmesi gerektiği konusunda yanlış bir bilgiye sahiptir. İş kazasının kabul edilebilmesi ve bu şekilde adlandırılabilmesi için kazanın, çalışılan yerde değil, görevin yapıldığı herhangi başka bir yerde olması da kabul edilmektedir. Burada önemli olan tek hususun yukarıda da belirtildiği üzere, işveren tarafından verilen görevin yerine getirildiği esnada kazanın geçirilmesidir.

İş kazası yaşayan kişi, hem asıl işverenlere hem de tüm taşeron şirketlere ( yani işin yapıldığı- ortak çalışıldığı tüm alt şirketlere ) iş kazası tazminat istemi ile dava açabilmektedir.

İş Kazası Tazminat Nedir?

Yukarıda anlatılanlar ışığında iş kazası tazminat nedir sorusu için kısa bir açıklama yapmak gerekirse; iş yerinde ya da iş yeri dışında, işveren tarafından verilen bir görevin yerine getirildiği esnada yaşanılan iş kazası nedeniyle, kişinin kendisi için açtığı ya da iş kazasında ölen kişinin yakınlarına ödenmesi üzerine açılan maddi ve manevi dava türlerine iş kazası davası denilmektedir diyebiliriz. Açılan bu davanın kişinin ya da yakınlarının lehlerine sonuçlanması durumunda alınacak olan tazminata da iş kazası tazminatı adı verilmektedir.

İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi Nedir?

İş kazası tazminat davalarında merak edilen bir diğer konuda davanın zaman aşımı süresidir denilebilir. Bu konuda öncelikle iş kazasının nasıl meydana geldiği, kazanın yaralanma ile mi yoksa ölümle mi sonuçlandığı gibi önemli hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. Genel anlamda bahsedecek olursak, cezanın yer almadığı yani sadece tazminat davasının söz konusu olduğu durumlarda davanın zaman aşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Ancak, söz konusu durum ceza davası olarak görülüyorsa o zaman bu davanın zaman aşımı süresi 15 yıl olarak belirlenmiştir. Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse bir konut projesi kapsamında devam eden evlerin inşaatı için çalışan 2 işçinin ölümü taksirle ölüme neden olma suçu ile açılmakta ve bu sebeple ile yargılama gerçekleştirilmektedir. Taksirle ölümüne neden olma suçunun yer aldığı bu davanın zaman aşımı süresi, bu sebepten ötürü 15 yıl olarak belirlenmiş aynı zamanda buna binaen açılan tazminat davasının süresi de 15 yıl olarak belirtilmektedir.

Fakat aynı örnekte bu işçiler ölüm değil de yaralanma durumu ile karşı karşıya kaldıklarında bu kez taksirle yaralama suçu devreye girecektir ki bu davanın zaman aşım süresi de 8 yıldır. Ancak tazminat durumu söz konusu olduğu için davada 8 yıllık zaman aşımı süresi yerine 10 yıllık genel bir zaman aşımı uygulanması söz konusudur.

İş kazaları için açılacak olan davalarda bir diğer önemli husus da maluliyet durumunun kesin olarak tespit edilemediği durumlardır. Bu tür durumlarda kişinin yaşanan iş kazasına bağlı olarak bir maluliyeti varsa ve zarar giderek artış gösteriyorsa o zaman davanın zaman aşımı süresi, maluliyet durumunun kesin olarak bildirildiği son rapor tarihi itibari ile dikkate alınmaktadır. Yani iş kazası tazminat davası açma süresi nedir sorusunun yanıtı için öncelikle kazanın nasıl gerçekleştiği ve kaza neticesindeki durum göz önüne alınmaktadır.

İş Kazası Tazminat Davası Nerede Açılır?

İş kazası tazminat davalarına bakan yetili mahkeme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 6. Maddesinde belirtildiği üzere bazı hususlar doğrultusunda belirlenmektedir. Buna göre iş kazası tazminat davası nerede açılır sorusunun yanıtı için öncelikle iş kazasını yaşayan kişilerin ya da bu kaza sonucunda vefat eden kişinin yakınlarının ikamet ettiği bölgelerde yer alan mahkemeler devreye girebilmektedir. Yani, iş kazası sonucunda mağduriyet yaşayan davacının ikamet ettiği bölgede bulunan yerleşim yeri mahkemesi görevli mahkeme olarak kabul edilebilmektedir.

Eğer yaşanılan iş kazası sonucunda kişi vefat etmiş ise bu tür bir durumda görevli mahkeme, vefat eden kişinin yakınlarının ikamet ettiği yerleşim yeri mahkemesi de olabilmektedir.

Son olarak iş kazasının yaşandığı iş yerinin ya da iş görevi yerine getirilirken yaşanan kazanın bulunduğu bölgelerdeki mahkemeler de iş kazası tazminat davasına bakmak ile yetkili olan mahkemelerdir.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

İş kazası tazminat davasının açılabilmesi için meydana gelen kazanın, kanunen belirlenmiş hususlara uyması gerekmektedir. Yukarıda genel tabiri ile kısaca bahsedilen bu durumlar iş kazası sayılan haller nelerdir sorusu altında daha detaylı bir biçimde açıklanabilmektedir. Aşağıdaki maddeler içerisinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 13. Maddesinde belirlenen iş kazası tanımı ve bu kazalar nedeniyle açılabilecek davaların içeriği aşağıdaki gibidir:

  • Bir iş yerinde çalışan işçinin, iş yeri sınırları içerisinde uğradığı her türlü bedensel ya da ruhsal zararlar “iş kazası “ tanımı içerisine dahil edilmektedir. Yani bu bağlamda iş yeri içerisinde bulunan işçinin, çalıştığı esnada maruz kaldığı hemen hemen her türlü olay ölüm ya da yaralanma durumu olarak ayrılmaksızın iş kazası olarak kabul edilebilmekte ve tazminat davası açılabilmektedir. Örneğin; işçi, çalıştığı iş yerinde- çalıştığı esnada bir kalp krizi geçirdiğinde dahi bu durumun Yargıtay nezdinde iş kazası olarak kabul edilebilmektedir.
  • İşverenin çalışanı iş yerinin dışında ve asıl işinden bağımsız olarak görevlendirdiği işlerde işçinin başına gelen kazalar da iş kazası olarak kabul edilmektedir.
  • Doğum yapmış ve bu sebeple de kendisine iş mevzuatı gereğince emzirme için müsaade tanınan kadın işçilerin, bu zaman dilimlerinde başlarına gelen kazalar da iş kazası olarak kabul edilmektedir. Örneğin; çocuğunu emzirmek için tanınan süreç dahilinde bu eylemi gerçekleştiren annenin ( işçinin ), o esnada kafasına düşen herhangi bir obje yaralanmasına sebep olduysa o zaman iş kazası tazminat davası açılabilmektedir.
  • Eğer işveren kişi, çalıştırdığı işçiler ya da işçi için araç tahsis ederek işçilerin farklı bir bölgeye ulaşımını sağlıyorsa bu esnada işçilerin başlarına gelen tüm kaza çeşitleri de iş kazası olarak kabul edilmekte ve bununla birlikte işverene tazminat davası açılabilmektedir.

İş Kazası Geçiren İşçinin İşten Çıkarılması

İş Kanununun 24. Maddesi gereğince iş kazası geçiren kişilere derhal işten ayrılma ve bu doğrultuda da kıdem tazminata talep etme hakkı tanınmıştır. Yani iş kazası geçiren kişi kendi isteği ile iş sözleşmesini feshederek ve kıdem tazminatı talebinde bulunarak işinden ayrılabilir. Tabi bu durum, işçinin haklı olduğu ve kazanın işçinin ihmali olmadığı durumlarda gerçekleşmesi halinde geçerlidir. Eğer her iki taraf da yani hem iş veren hem de işçi suçlu ise o zaman yargı sürecinde karar, hangisinin daha az kusurlu olduğuna göre değişebilmektedir.

Peki, iş kazası geçirdiği halde işinden ayrılmak istemeyen bir işçi; işveren tarafından işinden çıkarılabilir mi?

Bu bağlamda oldukça sık merak edilen iş kazası geçiren işçinin işten çıkarılması gibi bir durum söz konusu olabilir mi? İlk olarak işverenin, yaşanılan kaza nedeniyle işçiyi işten çıkarması yani iş sözleşmesini feshetmesi gibi bir hakkı yoktur. Ancak böyle bir durum söz konusu olursa o zaman işten çıkarılan işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakları devreye girecektir. Fakat dava açılmadan önce kişilerin ortak bir kararda buluşabilmesi için ilk olarak ara bulucu avukatlar devreye girmekte ve böylece anlaşma sağlanmaya çalışılmaktadır. Eğer anlaşma sağlanmazsa ve işveren iş sözleşmesini feshetmekte kararlı ise o zaman işçi haklarını savunmak için ilgili kurumlara dava açma istemi ile başvurabilmektedir.

İş Kazası Geçiren İşçinin Maaşı Kesilir mi?

İş kazası tazminat davası ve davadan önce meydana gelen iş kazalarında, işçilerin sahip olduğu haklar açısından merak edilen pek çok konu bulunmaktadır. Örneğin; iş kazası geçiren işçinin maaşı kesilir mi sorusu da bu konuların başında gelmektedir. Öncelikle iş kazası geçiren ve bu durumdan dolayı mağduriyet yaşayan işçilerin maaşlarında bir kesintinin olmaması hatta iş kazası geçiren işçinin “ iş kazası maaşı “ için başvuruda bulunabileceğinin bilinmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda iş kazası geçiren bir işçi, iş yerinde uğradığı kazadan dolayı tam teşekküllü olarak kabul edilen hastanelerden iş göremez raporu almak durumundadır. Alınan rapor ile birlikte, SSK yani Sosyal Sigortalar Kurumu’na iş kazası maaşı için başvuruda bulunulabilmektedir. Böylece işçinin kaza dolayısı ile uğrayabileceği maddi kayıpların önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Fakat iş göremez raporları genel itibari ile yalnızca 30 gün ile sınırla olarak verilebilmektedir. Bundan daha uzun süre için alınmak istenen raporlarda heyet onayının gerekli olmasının altı çizilebilir. İş kazası raporu olan bir işçiye, işveren tarafından mutlaka maaşının verilmesi gerekmektedir.

İş Kazasının Tespit Davası

İş kazası tazminat davası kadar öncelikle iş kazasının tespit davası da sorgulanması ve içeriğinin bilinmesi gereken konular arasındadır. İş kazası geçiren bir kişi ya da kazanın gerçekleştiği iş yerinin sahibi ( işveren ) yaşanılan iş kazasının ardından bu durumu öncelikle SGK yani Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmelidir. Bildirim sonrasında ilgili kurumdan gelen müfettişler iş yerinde gerekli teftişleri yaparak durumun iş kazasına uyup uymadığını incelemek ile yükümlüdürler. Teftişler sonrasında yaşanılan kazanın iş kazası olduğuna hüküm getirilirse direkt olarak ilgili mahkemelere dava maddi- manevi tazminat davası açılabilmektedir.

Ancak SGK, yaşanılan kazanın iş kazası olmadığına hükmederse, kazayı yaşayan kişi hem işverene hem de SGK’ye iş kazasının tespit davası açabilir. Ayrıca iş kazasının tespiti davasının, maddi- manevi tazminat davasından bağımsız olarak görüldüğü de bilinmesi gerekenler arasında yer almaktadır.

İş Kazası Maluliyet Oranının Tespiti

Yukarıda da belirtildiği üzere iş kazasının yaşandığı durumlar dahilinde, kazayı geçiren kişiler iş verenlere iş kazası tazminat davası açabilmektedirler. Ancak bu davanın açılabilmesi için geçerli olan en büyük husus da iş kazalarındaki maluliyet durumu yani olgusudur. Maluliyet oranı durumu, iş kazası geçiren çalışanın kaza nedeni ile yaşadığı zararın tespit edilmesi anlamı taşımaktadır. Davalarda verilecek olan karar ve belirtilecek tazminat tutarı için maluliyet oranının belirlenmesi en önemli husustur.

İş kazası durumunda iş verenin ya da kazayı yaşayan kişinin öncelikle, SGK’ye iş kazasının bildirimini yapması gerekmektedir. Bildirim yapıldıktan sonra SGK tarafından, ilgili durumu incelemek ve kararın verilmesi için müfettişler gönderilmektedir. Bu müfettişler kazanın gerçekleştiği alanı inceledikten sonra bunun iş kazası olup olmadığına dair bir karar raporu hazırlamak durumundadırlar. Kararda eğer kaza, iş kazası olarak kabul edilmiş ise kazayı yaşayan çalışan en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir ve maluliyetin tespit edilmesi için gerekli sağlık incelemelerinden geçirilir. Yapılan incelemeler ve teftişler doğrultusunda alınan sağlık raporunda işçinin iş kazası dolayısı ile meslekte çalışma gücünü kaybetmediği; maddi- manevi zarara uğramadığı belirtilmiş ise o zaman kişi bu karar itiraz edebilir ve SGK’ye de dava açabilme hakkına sahip olabilir. İtiraz durumunun, karar verildikten 6 ay içerisinde yapılması şarttır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu Malul Sayılma başlıklı 25. Maddesi C bendi gereğince kişilerin malul kabul edilebilmeleri için en az çalışma güçlerini en az % 60 oranında kaybetmeleri ya da görevlerini yerine getiremeyecek hale gelmeleri gerekmektedir.

İş kazası maluliyet oranının tespiti için gerekli olan sağlık raporlarının düzenlenmesini yapacak sağlık kuruluşları yasalar doğrultusunda; Devlet Üniversiteleri Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ve son olarak TSK’ya bağlı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri olarak belirlenmiştir.

İş Kazası Maddi Tazminatın Hesaplanması

İş kazası tazminat davaları konusunda en çok merak edilen ve en sık karşılaşılan sorulardan bir tanesi de maddi tazminatın nasıl hesaplanacağıdır. Bilindiği üzere iş kazası yaşayan kişi öncelikle durumun iş kazası olduğunu belirlemek amacı ile iş kazasının tespiti ve daha sonrasında bu tespitin onayı ile birlikte de maddi- manevi tazminat açabilme hakkına sahiptir. Genel olarak kişilere tazminat davasından önce ilk olarak, iş kazasının tespiti sonucunun beklemeleri tavsiye edilmektedir. Ancak bu durum gerçekleşmeden de çoğu kişi direkt olarak tazminat davası açabilmektedir. Bu şekilde açılan davalarda da öncelikle SGK tarafından yaşanılan kazanın iş kazası olduğu durumunun belgelendirilmesinin beklendiği bu durumun da süreci uzatabileceği söylenebilmektedir.

Peki, iş kazası durumu kesinleştiğinde açılacak olan tazminat davasında iş kazası maddi tazminatın hesaplanması nasıl gerçekleştirilmektedir? Bunun için öncelikle iş kazası geçiren kişinin, mağduriyete uğradığı dönemler baz alınarak, kazaya uğramasaydı ne kadarlık bir gelir elde ederdi sorusunun hesaplaması yapılmaktadır. Yani A kişisi iş kazasına uğramasaydı bu süreç içerisinde elde edeceği gelir ne olurdu sorunun hesaplamasının, tazminat durumunun en önemli hususu olduğu söylenebilmektedir.

Ayrıca iş kazasında kişinin işinde aktif ya da pasif olduğu süreçler de hesaplamalar içerisine dahil edilmektedir. Tazminatın hesaplanması konusunda esas alınan durumlardan bir tanesi de kazayı geçiren çalışanın kusurlu olup olmadığıdır. Eğer davada, iş kazası geçiren kişinin de ihmali yani kusuru bulunuyorsa o zaman alınacak olan tazminatta indirim durumu söz konusu olacaktır. İndirim durumunun ne kadar olacağı, kazayı geçiren işçinin kusuruna ve ilgili mercinin kararına bağlıdır. Eğer iş veren kişi ekonomik açıdan sıkıntılı bir dönemde ise o zaman verilecek olan tazminat kararında yine bir indirim durumunun söz konusu olduğu söylenebilir. Yani kısaca iş kazası durumunda gelişen her bir duruma göre, bu durumlar dahilinde miktar açısından karar verilmesi hususu söz konusudur.

İş Kazasında İşçinin Ücretinin Belirlenmesi

Bilindiği üzere iş kazalarında işçinin hakları; tedavi masrafları, kaza nedeniyle alınan iş göremezlik raporundan doğan maddi zararlar, kişinin geçirdiği kazadan dolayı iş göremez hale gelmesi ve buna buna bağlı olarak; ortaya çıkan ekonomik zararlar olarak dört ayrı durum dahilinde korunmalıdır. Genel olarak işçinin yaşadığı iş kazasından dolayı alması gereken ücret belirlenirken bir takım sorunlar ile karşılaşılmakta ve yine en çok sıkıntı- şikayet ile bu konuda karşılaşılmaktadır.

İş kazasında işçinin ücretinin belirlenmesi yapılacak olan hesaplamalarda işçin kaza öncesinde aldığı son maaş baz alınmalı ve hesaplama buna göre oluşturulmalıdır. İş göremezlik raporu bulunan kişilerin, rapor dahilinde alması gereken ücretler bu şekilde belirlenmektedir.

İş kazası için açılan tazminat davalarında yapılan hesaplamalarda işçinin yaptığı iş dolayısı ile kazanacağı maddi değerlerin toplamı söz konusudur ayrıca bu toplam içerisine ikramiye, prim, bahşiş gibi değerlerin eklenmesi gerekmektedir. Bu şekilde elde edilen hesaplamaya giydirilmiş ücret adı verilmektedir. Yargıtay tarafından işçinin gerçek maaşının belirlenmesi; hesap defteri gibi iş yeri kayıtlarının yanı sıra SGK prim belgelerinden ya da müfettiş raporlarının incelenmesi ile gerçekleştirilebilmektedir.

Ölümlü İş Kazası Nedeniyle Kimler Tazminat İsteyebilir?

Bilindiği ve yukarıda da bahsedildiği üzere kişinin çalıştığı iş yerinde ya da; yerine getirmekte olduğu görev esnasında yaşadığı iş kazaları dolayısıyla iş kazası tazminat davası açılabilmektedir. Eğer kişi, iş kazasında yaralanmış ya da bedensel olarak bir engele uğramış ise o zaman kazaya uğrayan bu kişi; tedavi masraflarının giderilmesi, kazanç kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı doğan kayıplar ve çalışma gücünün azalmasından ( ya da yitirilmesi ) doğan kayıpların talep edilmesi için iş verenine tazminat davası açabilme hakkına sahiptir.

Ancak yalanılan iş kazası ölüm ile sonuçlandığında kişilerin yakınları bu konu dahilinde pek çok soruyu merak etmektedir. Bu konuların başında da ölümlü iş kazası nedeniyle kimle tazminat isteyebilir sorusu gelmektedir. Eğer iş kazası ölüm ile sonuçlanmış ise o zaman bu kişinin mirasçıları iş veren ya da alt iş verenlere birlikte veya ayrı bir tazminat davası açabilmektedir. Bu konuda açılacak tazminat davası kapsamında; kişinin ölmeden önceki tedavi masrafları ( tedavi süresi söz konusu ise), cenaze giderleri, kişinin kaza nedeniyle yaşadığı maddi kayıplar; ölen kişinin maddi desteğinden yoksun kalınması nedeniyle meydana gelen zararlar gibi hususların tahsilinin yapılması istenebilmektedir.

İş Kazası SGK’na Bildirim Yapılmalı mıdır?

Hem iş kazası tespiti davası hem de buna binaen açılacak olan iş kazası tazminat davası için ortak olan bir husus bulunmaktadır ki o da kazanın tespiti için bildirimin sağlanmasıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, iş kazası gerçekleştikten sonra mağdur olan kişi ya da iş veren, bu durumu SGK’ya mutlaka bildirmelidir. Eğer, iş veren bu durumun bildirimini yapmıyorsa kazaya uğrayan kişi de bunu yapabilmektedir.

SGK’ya bildirimin yapılması sonrasında ilgili görevliler kazanın iş kazası olup olmadığını tespit edebilmek için gerekli olan incelemeleri yapmak durumundadırlar. Bu incelemeler sonrasında da kazanın iş kazası tanımına uyup uymadığını resmî olarak belirtmek zorundadırlar. SGK tarafından iş kazasının söz konusu olup olmadığı konusunda bir bildirim yapılmaması halinde dava açılmış olsa dahi; süreç yavaşlayacak ve karar olmadan bir yargı durumu gerçekleşmeyecektir. Bu yüzden iş kazası SGK’na bildirim yapılmalı mıdır sorusunun yanıtı için, kazanın hemen ardından bildirimin yapılması ve bu konuda beklenilmemesi tavsiye edilmektedir Aksi takdirde mağduriyet yaşayan kişi bu olaydan daha da mağdur olarak ayrılabilmektedir.

İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?

Bilindiği üzere gerek iş kazası tespit davası gerekse iş kazası tazminat davası hakkında merak edilen çok fazla husus bulunmaktadır. Öncelikle her iki davanın da birbirinden ayrı bir şekilde görüldüğünün söylenmesinde fayda vardır. Daha sonra her iki davanın da zaman aşımından söz etmek gerekmektedir.

İş kazalarında meydana gelen hasarlar için işçilerin ya da ölümlü iş kazalarında işçinin yakınlarının açtığı davalarda genel olarak; zaman aşımı süresi de değişkenlik göstermektedir. Ayrıca birden fazla işçinin ölmesi ya da yaralanması da yine süreci etkileyecek durumlar- hususlar arasında yer almaktadır.

İş kazası davası ne kadar sürer sorusunun yanıtı için de kesin bir yanıt verilememektedir. Çünkü açılan tazminat davalarında, işçinin kaza sonucu yaşıyor ya da ölmüş olması, kazanın nasıl gerçekleştiği, kazada işçinin ihmalinin- kusurunun bulunup bulunmadığı, alınan zararın boyutu; tazminat için işçinin ücretlerinin ve tazminat miktarının hesaplanması gibi pek çok konu bulunmaktadır. Bu konuların her birinin tek tek incelenmesi, irdelenmesi ve tespit edilmesi gibi durumlar uzun süreler alabilmektedir. Ayrıca yaralanmanın gerçekleştiği iş kazalarında genel olarak iş verenler tazminat ödememek adına davaya itiraz edebilmekte ve bu da sürecin uzamasına neden olabilmektedir. Tüm bunlar söz konusu olduğunda yaralanmanın gerçekleştiği bir iş kazasının tazminat davasının sonuçlanması yaklaşık olarak 5- 6 yıl kadar sürebilmektedir. Belirtildiği üzere bu süreç, yukarıda sayılan hususların değerlendirilmesine ve incelemesine bağlı olarak değişmektedir.

Ancak ölümün yani vefat durumunun söz konusu olduğu tazminat davalarının sonuçlanma süreci için ise genel olarak 2- 3 yıl dolaylarından bir süreden söz edilebilmektedir.

İş Kazasının Ceza Davasına Etkisi

İş kazası ceza davası denildiğinde; iş kazası yaşayan kişinin işverene açabileceği tüm davalar kast edilmektedir. Bu davalar da iş kazası tespit davası ve tazminat davası olarak 2 gruba ayrılabilmektedir. Bilindiği üzere iş kazasının ceza davasına etkisi, öncelikle kazanın iş kazası olarak sınıflandırılması ile başlamaktadır. Bunun için kazanın ardından işçi ya da işveren SGK’ya iş kazası bildirimi için başvurmalıdır. Bildirim işleminin ardından SGK’dan gelen görevliler doğrultusunda kazanın iş kazası tanımına uyup uymadığı kontrol edilmekte ve daha sonrasında da bu incelemeler bir rapora dönüştürülmektedir.

Eğer kazanın iş kazası olduğu onaylanmış ise bu doğrultuda iş kazasından mağdur olan işçi direkt olarak en yakın sağlık kuruluşuna yönlendirilmekte; ve iş göremezlik raporunun alınması sağlanmaktadır. Bu raporun geçerli olabilmesi için yasalar tarafından belirlenen sağlık kuruluşları yukarıdaki ilgili başlık dahilinde verilmiştir.

İş kazasının ispatlanması ve rapor dahilinde sunulması yani onaylanması dahilinde işçi dilerse; işveren için uğradığı maddi- manevi zararların karşılanması adına iş kazası tazminat davası açabilmektedir. Çoğu zaman bu konudaki kanunî sürecin işleyişi bilmeyen kişiler; henüz SGK tarafından onaylanmış bir iş kazası belgesi olmadan da tazminat davası açabilmektedirler. Bu durum mümkün olabileceği gibi tazminat davasının davacının lehine sonuçlanabilmesi için en geçerli şart; SGK tarafından onaylanan iş kazası onay raporudur. Bu belge olmadığı takdirde dava açılsa dahi süreç beklemeye uğrayacak ve davanın neticelendirilmesi daha uzun bir süre alacaktır.

SGK’nın yaşanılan kaza için iş kazası kararını vermemesi durumunda işçi, iş kazası tespiti dahilinde SGK’ya da dava açabilmektedir.

İlginizi Çekebilir;

https://m

İlginizi Çekebilir;

https://mehmetalihelvaci.av.tr/is-kazalarinda-suclu-nasil-bulunur.html

https://mehmetalihelvaci.av.tr/velibaba-mahallesi-is-kazasi-avukati.html

https://mehmetalihelvaci.av.tr/is-kazalarinda-hangi-tazminat-davalari-acilir.html

https://mehmetalihelvaci.av.tr/bagcilar-barbaros-mahallesi-is-kazasi-avukati.html

https://mehmetalihelvaci.av.tr/is-kazasina-ugradiginizda-acabileceginiz-tazminat-davalari-nelerdir.html

 

Call Now ButtonHemen Ara