0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Suçluların İadesi (Geri Verilmesi) Şartları

Yaşadığı ülkede suç işleyerek ceza almamak için yurtdışına kaçan kişilerin amacı suçu işlediği ülkeden başka bir ülkeye kaçarak hayatını idame ettirmektir. Ancak suçu işleyen kişiler, gerçekleştirdikleri suçun cezasını da çekmelidir. Bu yüzden suçluların iadesi yani suçluların geri verilmesi gerekir. Aslında bu durum bir nevi suçluyu ya verirsin ya da cezalandırmalısın ilkesine dayanır. Bir başka deyişle suçluların iadesi ya da geri verilmesi, suçu işleyen kişinin hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması yapılırken yurtdışına kaçan kişilerin yargılanması için yabancı başka bir devlete teslimi anlamına gelmektedir. Ancak suçluların iadesi (geri verilmesi) şartlarının oluşturulması da bu konuda önem teşkil eder.

Suçluların İadesi Şartları Nelerdir?

Ağır Ceza Mahkemesi’nin suçluyu iade talebini kabul etmesi halinde bu kararın yerine getirilmesi gerekir. Ancak bu kararın yerine getirilmesi için İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı’ndan görüş alınır. Bunun yanında Adalet Bakanı teklif verir ve bu teklifin onayı ise Cumhurbaşkanına aittir. Suçluların iadesi (geri verilmesi) şartları, Cumhurbaşkanı’nın onayını aldıktan sonra yürürlüğe sokulur. Türk Ceza Kanunu’nun 6706 sayılı ve 19. Maddesine göre iadenin reddi ya da kabulü, iadeyi talep eden ülkeye ve iadesi istenen kişiye bildirilir.

Kanuna göre iadesi öngörülmüş suçlunun, başka bir suçu sebebiyle Türkiye’de soruşturması ya da kovuşturması varsa, infazının gerçekleştirilmesi gereken hapis cezası varsa ya da suçlunun seyahate engeliyse Adalet Bakanlığı, suçlu iadesinin ifa edilmesini, iade isteyen ülkeye ve iadesi istenen kişiye bildirmek suretiyle erteleyebilir.

Ülkesi tarafından iadesi istenen suçlunun yakalandığı sırada üzerinde bulunan her türlü eşya ya da daha sonrasında çıkan her türlü materyal, suçlunun iadesini isteyen devlete failin kaçması, ölmesi durumunda da eğer iade hakkında herhangi bir karar çıkmamışsa geri verilebilir. Bu eşyaların geri verilmesinde eğer suçlunun hakkında soruşturma, kovuşturma gibi durumlar varsa bu eşyaların tesliminin süresi değiştirilebilir.

Suçluların İadesi (Geri Verilmesi) Şartlarının Geçersiz Olduğu Durumlar

Ülkemizde Türk Ceza Kanunu’na göre suçluların iadesi (geri verilmesi) şartlarının geçersiz olduğu durumlar da vardır. Buna göre, kanunun 6706 sayılı 11/1-a maddesine göre Uluslararası Ceza Divanına taraf olarak oluşan yükümlülüklerin dışında iade talebi olan kişinin Türk vatandaşı olması iadeyi geçersiz kılmaktadır. TCK’nın 6706 sayılı 11/1-b maddesine göre iadesi talep edilen kişi hakkında bir şüphe olması gerekir. Kişinin ırkı, durumu, belli bir sosyal gruba mensupluğu, siyasi görüşleri, inancı soruşturma ve kovuşturmaya neden olabilir. Buna istinaden kişinin cezalandırılma, kötü muamele ya da işkence göreceği şüpheleri bulunabilir. Böyle bir durumda iadesi söz konusu değildir.

Türk Ceza Kanunu’nun 6706 sayılı 11/1-c maddesine göre, düşünce suçluları, siyasi ve siyasi suçla bağlantılı olduğu düşünülen kişiler, askeri suç işleyenler, zamanaşımı ya da af imkanının olduğu kişilerin geri iadesi gerçekleşmez.

Diğer yandan kanunun 6706 sayılı 11/1ç maddesince iadesi istenen kişi hakkında, Türkiye’de daha önceleri beraat ya da mahkûmiyet kararının verilmiş olması yine 6706 sayılı 11/1-d kanun maddesine göre iade talebi, idamı ya da insan onurunu zedeleyecek bir ceza gerektiren suç ise suçlunun iadesi kabul edilmez.

Suçluların İadesi (Geri Verilmesi) Şartlarında Oluşan Masraflar

Suçluların iadesi yani geri verilmesi şartları oluştuğunda bazı masraflar da göz önünde bulundurulmalıdır. İşlenen suçun niteliğine göre suçluların iadesi (geri verilmesi) şartları masrafları oldukça fazladır. Suçluların iade edilmesinde oluşan masrafların başında tercüme yapılması, kişinin tutukluluk halinde cezaevinde oluşan masraflar, iade sürecinin bitiminde iadeyi isteyen devletin ulaşım masrafları, kolluk görevini yerine getirenlerin yolluk masrafları, iade şartlarında oluşan masrafların bazılarıdır.

Suçluların iadesinde oluşan masrafların uluslararası hukukun öngördüğü şekilde iki devlet tarafından da eşit şekilde paylaşılması gerekir. Uluslar arası hukuka göre her iki devlet de kendi ülkelerinde olan masraflar dışında ortak masrafların karşılıklı güven içinde eşitçe paylaşılması öngörülmüştür.

Call Now Button