0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Yedieminliği Suistimal | Yedieminliği Suistimal Cezası 2021

Sizin de bildiğiniz gibi yediemin hacizli veya rehinli olan ürünleri korumakla görevli olan kişidir. Ama ne yazık ki günümüzde neredeyse her iş dalında olduğu gibi yedieminliği suistimal de yaygın olarak görülüyor. Bu nedenle 2005 yılında yürürlüğe giren bir yasa yedieminlik görevini icra eden kişilerin vazifelerini suistimal etmesi durumunda hangi türlü cezalar kalacağını belirlemiştir. Biz de bu yazıda sizin için yedieminliği suistimal etme, bunun cezası ve yapılması gerekenlere yer verdik.

Yedieminliği Suistimal Yargıtay Kararları

Yedieminliği suistimal konusu içerisinde daha önce alınan Yargıtay kararlarına yakından göz atacak olursak bu kararların TCK 249 sayılı maddesine uygun olarak gerçekleştiğini görebilirsiniz. Yedieminliği suistimal konusu diğer iş ve görevlerden ayrı olarak Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak kendisine yer bulmuştur. 249 sayılı maddeyi yakından inceleyecek olursak yalnızca yedieminleri kapsadığını görebiliriz.

Söz konusu Türk Ceza Kanunu’nda hacizli, rehinli veya el konulmuş olan bir malın teslim etmek amacı dışında kendi tasarrufu üzerine almış olan yedieminlerin üç aydan iki yıla kadar hapis cezası alabileceği söyleniyor. Buna ek olarak 3 bin güne kadar Adli para cezası da işlemiş oldukları suça dahil oluyor. Yedieminler devlet veya özel kurumlar tarafından haciz edilmiş, el konulmuş veya rehin alınmış olan malları korumakla görevli olan kişilerdir. Bu muhafaza görevini üstlenen yetkili kişiler hiçbir şekilde söz konusu malları kendi tasarruflarına aktaramaz. Neredeyse her çalışma alanında olduğu gibi Türk Ceza Kanunu yedieminleri de kapsar.

Yedieminliği suistimal eden kişiler ilgili kanunda yer alan cezalar uyarınca hırsız olarak nitelendirilir. İşlemiş oldukları suçun oranına göre bir ceza alıp yargı makamları tarafınca belirlenecek olan düzeyde cezalandırılır. Yedieminliği suistimal konusunda bu zamana kadar verilmiş Yargıtay kararlarına göz atacak olursak 17 04 2013 tarihinde gerçekleşmiş olan bir olay örnek niteliği taşıyor. 2011 yılında alacağına karşılık olarak borçlu kişinin elinde bulunan mallarını haciz eden alacaklı 2013 yılının 4 ayında hacizli malları teslim almak için gittiğinde bu malların yerinde olmadığını görüyor.

Bu nedenle ilgili makamlara yedieminliği suistimal kapsamında başvuruda bulunmuş. Ancak o dönemlerde yürürlükte olan İİK’nun 106. ve 110. maddesi göz önünde bulundur olunca söz konusu malların bir yıl boyunca satışı gerçekleşmediği için hacizin ortadan kalktığını anlaşılıyor. Bu nedenle gerçekleşen olay yedieminliği suistimal konusu içerisine girmeyip muhafaza görevini üstlenen yediemin beraat etmiş. Tekrar edecek olursak yedieminliği suistimal olayının meydana gelebilmesi için belirtilen dönem içerisinde ilgili malların satışı gerçekleşmelidir.

Yedieminliği Suistimal Cezası 2021

Yedieminliği suistimal konusu Türk Ceza Kanunu’nda özel bir başlık altında yer alıp üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bir başka deyişle hacizli, rehinli veya el konulmuş olan bir malı korumakla görevli olan muhafız ya da diğer adı ile yediemin söz konusu malları kendi çıkarları doğrultusunda kullanma, izin zimmetine geçirme veya bunlardan tasarruf etme gibi eylemlere kalkışırsa bu suçu karşılığı 3 ay ile 2 yıl arasında hapis cezası olacaktır.

Buna ek olarak verilecek karara göre üç bin güne kadar adli para cezası söz konusu suçu işlemiş olan yediemine verilebilir. Yedieminliği suistimal kanunu olan TCK 249 yakından incelenecek olursa söz konusu suçun gerçekleşmesine neden olan malı henüz kovuşturma başlamadan önce teslim eden yedieminlerin cezası 5’te 4 oranında indirilir. Aynı şekilde bütün gerçekleşmesine neden olan mal ortadan kaybolduysa ve teslim edilemiyorsa bu durumda yedieminliği suistimal eden kişi tasarrufuna geçirmiş olduğu malın bedelini ödeyerek aynı indiriminden faydalanabilir. Korumak ve saklamak ile yükümlü olduğu malın herhangi bir şekilde zarar görmesine neden olan yedieminler ilgili kanunda belirtildiği gibi adli para cezası ile çarptırılır.

Bu hakimlerin vereceği karara göre değişkenlik göstermekle birlikte verilecek olan adli para cezası malın değerine göre belirlenir. Yedieminliği suistimal konusu içerisinde korumakla yükümlü olduğu malı amacı dışında kullanan yedieminler bir yıla kadar hapis cezası ile yargılanır. Buradan da anlayabileceğiniz üzere yedieminliği suistimal konusu sadece zimmete geçirme, tasarruf veya ortadan kaybetme değil aynı zamanda onu korumayı da kapsar.

Korumakla yükümlü olduğu malın zarar görmesine doğrudan veya dolaylı olarak neden olan kişiler yedieminliği suistimal kanunu çerçevesinde cezalandırıp yargı karşısına çıkartılır. Eğer yedieminliği suistimal konusu içerisinde zimmete geçirilmiş olan mal yedieminin kendisine aitse burada söz konusu olan ceza da yarı yarıya indirme gidilir. Diğer bir deyiş ile açıklayacak olursak yedieminin kendi zimmetine geçirmiş olduğum mal kendisine ait ve haciz, el koyma ya da icra yolu ile daha öncesinde ondan alınmışsa bu durumun cezası uygulamada yer alan cezaların yarısı olacaktır.

Yedieminliği Suistimal Şikayet Dilekçesi

Eğer siz de yedieminliği suistimal konusu ile karşılaştıysanız yapmanız gereken şey içinden çıkılmaz çabalara girmek, yedieminlerin peşinden koşmak ya da kanunsuz yöntemlere başvurmak yerine adli makamlar aracılığı ile bu sorunu çözüme kavuşturmak olur. Yedieminliği suistimal konusunda mahkemede daha iyi bir şekilde temsil edebilmek için yapabileceğiniz en iyi şey ise uzman bir avukattan yardım almak olur.

Sizin de bildiğiniz gibi avukatlar ilgili kanunlar hakkında yeterli bilgiye sahip olup mahkemede en iyi şekilde temsil edilebilmenize olanak tanır. Bir avukattan yardım alabileceğiniz gibi eğer yasal konular hakkında yeteri kadar bilginiz varsa yedieminliği suistimal davaları için kendi başınıza da başvuruda bulunabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken ilk şey size yakın olan bir ceza mahkemesine başvuruda bulunup söz konusu olayı tanımlayan dilekçeyi iletmektir. Yedieminliği suistimal konusunda hazırlanması gereken bu dilekçeleri sizin yerinize vekiliniz olacak avukatınız oluşturur.

Eğer kendiniz başvuru yapacaksınız da dilekçe hazırlarken mutlaka yer alması gereken önemli noktaları size verelim. Dilekçeye ilk olarak hangi mahkemeye başvuruda bulunduğunuzu belirterek başvurmanız gerekir. Daha sonra şikayetçi olan kişi yani siz ve şikayetçi olduğunuz kişinin isimleri ile adresini doldurarak devam edin. Eğer varsa vekilinizi yani avukatınızı ve de onun adresini ekleyin. Yedieminliği suistimal kapsamında hangi suçun işlendiği, suçun ne zaman meydana geldiği ve konusunu kısa ve öz bir şekilde açıklayın. Sonrasında ise dilekçede yer alacak olan açıklama kısmına ile devam edip burada yedieminliği suistimal kapsamına giren olayı detaylı bir şekilde açıklayarak dilekçeyi tamamlayın.

Eğer varsa kanıt niteliği taşıyan tanıklar, kamera kayıtları, belgeler ya da diğer delilleri dilekçe ile birlikte ek olarak sunun. Dilekçenin geçerlilik taşıyabilmesi ilgili makamlarca ciddiye alınması için Türk Ceza Kanunu’nda yer alan 249. maddeyi yani yedieminliği suistimal konusunu açıklama, konu ve işlenen suç satırında belirtin. Bir avukat ile anlaştıysanız yedieminliği suistimal konusunda size lazım olacak bu dilekçeyi hazırlayıp ilgili makamlara onlar sunacaktır. Diğer yandan ihtiyaç duyabileceğiniz ve mahkemede işinizi kolaylaştırabilecek delilleri, tanıkları ve belgeleri sizin yerinize toparlayıp organize edecektir.

Yedieminliği Suistimal Zamanaşımı

Yedieminliği suistimal konusunda zamanaşımı 8 yıl olarak belirlenip bu süre içerisinde söz konusu olayı soruşturma imkânı vardır. Yedieminliği suistimal konusu şikâyete bağlı bir suç olmadığı için başvuruda bulunabilmek için herhangi bir süre sınırı yoktur. Başka bir şekilde açıklayacak olursak yedieminliği suistimal kapsamına giren ve daha sonrasında fark ettiğiniz olayı ilgili makamlara iletmek için bir süre sınırınız bulunmaz.

Buradan da anlayabileceğiniz üzere başınıza böyle bir olay geldiği takdirde başvuruda bulunmak için hiçbir zaman geç değildir. Suçun gerçekleşmiş olduğu tarihten itibaren herhangi bir başvuruda bulunmama ya da yedieminliği suistimal kapsamında bulunan davalarda belirlenmiş olan bir sınır bulunmaz. Daha sade bir dille açıklayacak olursak yedieminlik anayasada bulunan oldukça ciddi suçlar arasında yer alıp özellikle hakimler tarafından oldukça ciddiye alınan konulardandır.

Muhafız olarak nitelendirildiği için yedieminler üzerine zimmetli olan malı korumak ile yükümlüdür. Bu malı herhangi bir sebepten ötürü zimmetine geçirmeleri, tasarruf etmeleri ya da ortadan kaybolmasına göz yummaları Türk Ceza Kanunun 249. maddesine göre bir suç olarak belirlenmiştir. Oldukça ciddiye alınan yedieminliği suistimal suçu genellikle kısa süre içerisinde sonuçlandığı için nadir olarak süre aşımı görülür. Yedieminliği suistimal kapsamında bulunan davalar görüldüğü tarihten itibaren 8 yıllık bir zamanaşımı süresine sahiptir. Buradan da anlayabileceğiniz gibi yedieminliği suistimal davaları toplamda 8 yıl boyunca sürebilir. Eğer iyidir avukata sahipsiniz ve işlenmiş olan suçu kanıtlayabilecek olan yeterli delilleri bulunduruyorsanız bu davaların sonuçlanması çok daha kısa sürecektir.

Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Yargıtay Kararı

Muhafaza görevini kötüye kullanma ya da diğer ismi ile yedieminliği suistimal konusunda Yargıtay pek çok karar kalır. Sizin için birkaç tane örnek niteliği taşıyan kararı inceleyecek olursak ilk başvuranın çalınan bilgisayar kasası, ekranı, klavyesi ve yazıcısı için olduğunu görebiliriz. Haciz yöntemi ile el konulan bu mallar muhafaza görevini üstlenecek olan yediemine teslim edilmiş olup geri almak için edildiği zaman orada bulunmadığı görülmüştür.

Bu nedenle yedieminliği suistimal eden kişi hakkında kamu davası açılıp ilgili mahkemeye başvuru yapılmıştır. Yedieminliği suistimal eden muhafız yapmış olduğu savunmada söz konusu bilgisayar kasası, ekranı, klavyesi ve yazıcısını tamire gönderdiğini söylemiştir. Bu nedenlerden ötürü elinde bulunmadığını ekleyip beraat alabilmek için başvuruda bulunmuştur. Mahkeme dokümanlarına bakacak olursak dava esnasında ve sonrasında mahkemenin ortadan kaybolan bu bilgisayar parçalarının gerçekten var olup olmadığını araştırmamıştır. Mahkeme dosyası yakından incelenince suçu işlediği söylenen yediemini yükümlülüklerine aykırı bir davranış sergilemediğine karar verilmiştir.

Buna ek olarak gerçekleşmiş olan olayın yedieminliği suistimal kapsamına girmeyip mahkemenin yeterli araştırma yapmaması sonucu verilmiş olan ceza düşürülmüştür. Örnek teşkil eden bir diğer Yargıtay kararını inceleyecek olursak sanığın iş yerinde önceden kiracı olan vefat eden F.K’nın vergi borcu olduğunu görüyoruz. Bu vergi borcu nedeniyle satışı gerçekleştirilemeyen işyerindeki mallar aynı zamanda mirasçılar tarafından da kabul edilmemiş. Sanık ilgili kurumlara sözlü olarak başvurduğu bulunduğunda ise herhangi bir karşılık alamamış. Daha sonrasında işyerini boşaltmak amacı ile hacizli olan bu malların satışını gerçekleştirmiş.

Sanığın gerçekleştirmiş olduğu olayı yedieminliği suistimal olarak nitelendiren mahkeme aynı zamanda hırsızlık suçu ile de yargılanmasına ve kendisini savunabilmesi için talep etmiş olduğu ek süreyi vermeye karar vermiştir. Yargıtay ise yapmış olduğu incelemede sanığın yedieminliği suistimal konusu içerisine giren herhangi bir suç işlemediği ve verilmiş olan hırsızlık hükmünün geçersiz olup çelişki oluşturması nedeniyle bozulmasına karar vermiştir. İki örneği de yakından inceleyecek olursak ilk örnekte korumakla yükümlü olduğu malları onarmak için tamirciye gönderen yedieminin ceza almadığını görebiliriz.

Mahkeme tarafından verilen kararın Yargıtayda geçersiz kılınıp düşürüldüğünü eklememiz gerekir. İkinci olayda ise meydana gelmiş olan olayda mahkemede verilmiş olan hükmün geçersiz olma nedeni verilen kararın çelişki oluşturmasıdır. Özetleyecek olursak sahip olduğu iş yerinde bulunan eşyaları boşaltmak amacıyla satan yediemin gerekli makamlara ve kişilere başvurularda bulunduktan sonra herhangi bir yanıt alamayınca satışını gerçekleştirmiş. Hırsızlık olarak nitelendirilen bu olay ise yedieminliği suistimal kapsamına girmeyip verilen hüküm çekilişli oluşturduğu için beraat edilmesine karar verilmiş.

Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Şikayet Dilekçesi

Muhafaza görevini kötüye kullanma veya diğer ismi ile yedieminliği suistimal Türk Ceza Kanununun 249. maddesine göre bir suç olup olayın gerçekleştiği fark edildiği andan itibaren dilekçe ile Ceza Mahkemelerine başvuruda bulunulması gerekir. Hazırlanacak olan dilekçe eğer sizi temsil edebilecek bir vekil yani avukat mevcutsa yapmanız gereken bir işlem bulunmaz. Nitekim avukatınız gerekli olan başvuruları ve hazırlanacak dilekçeleri sizin için düzenleyip bölgenizde bulunan ceza mahkemelerinde sizin adınıza gerekli işlemleri yürütür. Eğer hukuk alanında yeteri kadar tecrübeye sahipseniz yapmanız gereken şey mahkemede avukat bulundurmaya gerek kalmadan ilgili makamlara başvuruda bulunmak olur.

Yedieminliği suistimal konusunda hazırlayacağınız dilekçeye öncelikle hangi mahkemenin savcılığına başvuruda bulunacaksınız başlık olarak belirtmeniz gerekir. Daha sonrasında başvuruda bulunan kişi yani siz ve suçu işlemiş olan kişi yani yedieminin adını ve adresini dilekçeye eklemelisiniz. Sonraki aşamada ise TCK 249. maddeyi belirterek hangi suçun işlenip suçun konusunun ne olduğunu yazmalısınız.

Daha sonra açıklama kısmına geçerek söz konusu suçu detaylı bir şekilde anlatıp nasıl gerçekleştiğini, nasıl fark ettiğinizi ne fark ettikten sonra neler yaptığınızı detaylı bir şekilde anlatmalısınız. Yedieminliği suistimal kapsamına giren suçlar da sizlere mahkeme de yardımcı olabilecek delilleri, belgeleri ve varsa tanıkları ek olarak dilekçe ile birlikte sunmalısınız. Daha sonrasında ise size yakın olan Ceza Mahkemesine başvuruda bulunup dilekçeyi ilgili bölüme ibraz ederek dava sürecini başlatabilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde görülecek olan davalarda her ne kadar avukat bulundurmak zorunlu olmasa da mahkemede kendinizi daha iyi bir şekilde savunabilmek için kesinlikle bir vekil bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Nitekim sizi mahkemede en iyi şekilde savunacak olan bu vekil hem haklı olduğunuz davada galip gelmenize hem de yedieminliği suistimal kapsamına giren suçu işleyen kişinin hak etmiş olduğu cezayı alması ve de zararın tazmin edilmesine yardımcı olacaktır.

TCK 249 

TCK 249 ya da diğer adı ile yedieminliği suistimal kanunlu sadece yediemin vazifesi yürüten ve yükümlülüklerini yerine getirmeyip kendisine emanet edilmiş olan malları zimmetine, tasarrufuna ya da faydasına kullanan kişileri kapsar. Ancak 249. maddeye yakından göz atacak olursak zimmete geçirilmiş olan malın değeri az olursa verilecek olan ceza üçte biri ile yarısı oranına indirilebiliyor. Diğer bir deyişle yedieminliği suistimal kapsamı içerisinde bulunan suçlarda suçu gerçekleştirmiş olan muhafızın zimmetine geçirdiği mal değeri az olarak nitelendiriliyorsa verilecek cezada indirime gidilebilir. Buna ek olarak TCK’nın 249. maddesi sadece yedieminleri kapsar. Yani haciz, el koyma ya da icra yöntemi ile kendisine teslim edilmiş olan bir malı korumakla görevli kişilere özeldir. Diğer yandan Türk Ceza Kanunun sadece 249. maddesi değil 247 ve 248. maddesi de bu konuyu kapsar. Öyle ki 247. maddede görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş olan bir malı kendi tasarrufuna veya bir başkasının zimmetine geçirilmiş olan yedieminler 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası görür. Yedieminliği suistimal kapsamına giren bu suçun ispatlanmasını engelleyebilecek hileli davranışlar ve tutumlarda bulunulması takdirde verilecek olan ceza yarı oranında artırılır. Örnek verecek olursak yedieminliği suistimal kapsamında işlemiş olduğu cezadan ötürü olayın açığa çıkmasını engelleyebilecek hileli davranışlara başvuran kişiler normalde 10 yıl ceza alacak ise toplam cezaları bu davranıştan sonra 15 yıl olacaktır. 247. madde aynı zamanda zimmete geçirilmiş olan malın kullanılıp tekrardan iade edilmesi halinde verilecek olan ceza da yarı oranında indirime gidebileceğini söyler. Bu tamamen hakimin ve mahkemenin inisiyatifine kalmış bir durum olup zimmete geçirilen malın herhangi bir zarar görüp görmediğine bağlıdır. 248. maddeye göz atacak olursak yedieminliği suistimal kapsamında zimmete geçirilmiş olan mal henüz soruşturma başlatılmadan tekrardan iade edilirse verilecek olan cezada üçte iki oranında indirime gidilebilir. Bunun yanında tekrardan iade edilmiş olan bu malın zarar görmemiş olması ve görmüş ise de bunun tahmin edilmesi gerekir. Etkin pişmanlık içerisinde bulunan 248. madde aynı zamanda kovuşturma başlamadan önce zimmete geçirilmiş olan malın teslim edilmesi halinde verilecek olan cezanın üçte iki oranında azalacağını söyler. Bununla birlikte eğer zimmete geçirilen malda herhangi bir zarar mevcutsa bunun da tazmin edilmesi gerekir. Konuya açıklık getiren 249. madde ise yedieminliği suistimal kapsamında daha az ceza gerektiren zimmete geçirme olayları olarak bilinir. Eğer gerçekleşmiş olan zimmete geçirme duruma değeri az olan mallarda gerçekleşmişse verilecek cezalar üçte bir ile yarı oranında indirme gidilir.

Yedieminliği Suistimal Şikayete Bağlı mı?

Yedieminliği suistimal şikâyete bağlı suçlar içerisinde bulunmaz. Daha detaylı bir şekilde açıklayacak olursak muhafaza görevini kötüye kullanma suçu kovuşturmanın başlatılabilmesi için herhangi bir şikâyet gerekmez. Eğer böyle bir olay meydana gelirse yapılması gereken şey Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir şikâyet dilekçesi yazarak ilgili zimmete geçirme olayı ile ilgili başvuruda bulunmak olur. Suç duyurusu olarak ibraz edilen bu dilekçe ile yedieminliği suistimal kapsamında zimmete geçirme suçunu işleyen muhafızların ceza görülmesi mümkündür.

Türk Ceza Kanunu yedieminliği suistimal konusunu şikâyete bağlı suçlar içerisinde tutmayıp özel olarak nitelendirir. Zimmete geçirme suçu olarak da bilinen 247, 248 ve 249. madde yedieminleri kapsar. Yedieminler haciz, icra ya da el koyma yöntemi ile yetkililer tarafından kendisine teslim edilmiş olan malları korumak ile yükümlü olan kişilerdir. Günümüzde oldukça yaygın olarak görülen muhafızlık görevini kötüye kullanma durumu 2005 yılından beri yürürlükte olan kanun ile çözüm bulur.

Yer alan bu kanunlara göre yediemin vazifesini yürüten kişiler korumakla yükümlü oldukları malları herhangi bir nedenden ötürü kendi tasarrufuna geçirdiği takdirde işlemiş olduğu suçun ölçüsüne uygun olacak bir düzeyde ceza alır. Ayrıca yedieminliği suistimal kanunlu sadece yedieminlerin kendi zimmetine geçirmiş oldukları malları değil kendileri aracılığı ile bir başkasının zimmetine geçmiş olan malları da kapsar.

Diğer bir deyişle korumakla yükümlü olduğum anları herhangi bir çıkar gözetip gözetmeksizin bir başkasına veren yedieminler aynı kapsam içerisinde ceza görecektir. Yedieminliği suistimal kanunu etkin pişmanlık, daha ağır cezayı gerektirecek durumlar ve normal düzeyde ceza alacakları zimmet suçu olmak üzere üçe ayrılır.

Yedieminliği suistimal kanunu 247. maddeye bakılacak olursa zimmete geçirme suçu olarak da bilinen bu maddenin 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası olduğu görülebilir.

248. madde ise yedieminliği suistimal konusunda etkin pişmanlık maddesi olup işlemiş olduğu suçtan dolayı pişman olan ve bunu telafi etmek için gerekli olan yükümlülükleri yerine getiren kişilerin cezasında indirime gidileceğini söyler.

249. madde ise maddi olarak az biçilen mallar zimmete geçirme durumu oluştuğu takdirde daha az ceza alınacağını anlatır. Suç ne olursa olsun işletildiği takdirde bir avukat aracılığı ile başvuruda bulunup kolay bir şekilde başvuruda bulunarak yedieminliği suistimal kapsamında zimmete geçiren kişinin gerekli cezayı almasını sağlayabilirsiniz.

Call Now Button