0 216 459 53 97
Sosyal Medya Hesaplarımız

Kadına Yönelik Şiddet Nedeniyle Boşanma

Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de toplumun kanayan yaralarından bir tanesi kadına karşı şiddettir. Dolayısıyla kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma sayısı da oldukça fazladır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği istatistiklere göre ülkemizdeki boşanma sebeplerinde % 36.4’lük bir oranla aile içi şiddet birinci sırada yer alıyor.

Boşanma Davası İstatistikleri

TÜİK tarafından bildirilen rakamlara göre geçtiğimiz yıl yaklaşık 130.000 çift boşanma talebi ile mahkemeye başvurmuş durumda. 8oranı ise % 85 civarında yani yapılan başvurular sonrası yaklaşık olarak, 100.000 kadın hayatına boşanmış bir birey olarak devam etmiş. Şiddet nedeniyle boşanma oranının % 36.4 olduğunu ifade etmiştik. Burada hareketle ülkemizde kabaca, 36.400 kadının geçtiğimiz yıl içinde şiddet gördüğü gerekçesiyle boşandığı sonucuna varabiliriz. Bunu geçmiş yıllara oranlarsak ve üstelik bu rakamların sadece resmi kayıtlar olduğunu düşünürsek gerçek bilançonun çok daha vahim olduğu sonucuna varabiliriz.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Ülkemizde benimsenen kanunlara göre boşanma konularına bakan yetkili mahkemeler aile mahkemeleridir. Fakat yaşanılan yerde eğer aile mahkemesi bulunmuyorsa, dilekçe asliye hukuk mahkemelerine verilir. Başvuru şahsen ya da vekalet verilen bir avukat aracılığıyla yapılmalıdır.

  • Şiddet nedeniyle açılan boşanma davalarında genellikle şiddet gören kişiden darp raporu alması beklenir.
  • Şiddete maruz kalan kişinin durumu ispat edemediği hallerde şahitlerin ifadesine başvurulabilir.
  • Boşanmanın gerçekleşmesi için şiddetin illa fiziksel olması gerekmez. Psikolojik şiddet kavramı da Medeni Kanun’da farklı bir şekilde ele alınır.

Boşanma Sebeplerinde Şiddetin Yeri Nedir?

Kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma davası açıldıktan sonra hakim, evlilik birliğinin temelden sarsılmış olması şartı arar. Bunun için öncelikle boşanmanın genel sebepleri olarak ifade edilen hükümlere uygunluk durumu sorgulanır. Kısaca bu sebeplerden bahsedelim.

Hayata Kast, Pek Fena Muamele, Onur Kırıcı Davranış: Medeni Kanun’da genel sebep olarak sıralanan toplam beş adet madde vardır. Şiddet konusunun dahil olduğunu neden ise budur.

Hayat kast demek, bir kişinin karşısındakinin ölümüne neden olabilecek şekilde kontrolsüz olarak saldırması anlamına gelir. Evliliklerde direk olarak boşanma sebebi olarak sayılan bu sebep için herhangi bir rapor zorunluluğu gerekmez.

Pek fena muamele ise öldürme niyetinin olmadığı ancak kasten yaralama amacıyla kişiye fiziki olarak saldırıda bulunulmasıdır. Durumun netleşmesi halinde hakim tarafından boşanma kararı verilir. Her iki durumda da mahkeme süreci devam ederken, şiddete maruz kalan eş için koruma ya da saldırıda bulunan kişi için uzaklaştırma kararı çıkabilir.

Onur kırıcı davranış konusu ise, geniş kapsamlı bir konudur. Kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma ile alakalı olan bu madde, psikolojik şiddet kavramını da kapsar. Çünkü kişinin eşine hakarette bulunması, toplum önünde ya da baş başayken küçük düşürücü davranışlar sergilemesi gibi faktörler bu kapsamda değerlendirilir.

Kadına Yönelik Şiddet Davalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Kadına yönelik şiddet, mahkemelerin de dava süreçlerinde titiz ve hassas olduğu bir konudur. Ancak kadına yönelik şiddetin devam etmemesi için bazı önlemlerin alınması ve zarar gören kadının boşanma esnasında zarar görmemesi sağlanmalıdır. Bunun için öncelikle şiddet gösteren tarafından söylenen hakaret, şantaj ve benzeri durumlara son verilmelidir. Kadının tekrar zarar görmemesi için karşı tarafın bu süreçte evden uzaklaştırılması gerekir. Yaşanılan ortak ev sadece kadına tahsil edilecek ve kadın bu evde yaşayacaktır.  Ev dışında da kişinin kadının hayatına dahil olması engellenir. Yani okulda, işte ve benzeri yerlerde de şiddet uygulayan kadına yaklaşamaz. Eğer bir çocuk varsa bu çocuk refakatçi huzurunda görüşebilir ve çocuğa şiddet uygulanması halinde de hiçbir koşulda görüş sağlanamaz.

Şiddet uygulayan kişi sadece kadına değil, aynı zamanda kadının tanıklarına ve ailesine de yaklaşmamalıdır. Kadının telefonuna ve benzeri iletişim araçlarına da bu kişinin ulaşmaması için engel getirilmelidir. Şiddet uygulayan kişi ruhsatlı silah taşıyorsa bunu teslim etmelidir. İşi gereği taşıması gerekiyorsa da bağlı olduğu kuruma bu silahı bırakmakla yükümlüdür. Eğer kadına yönelik şiddeti uygulayan kişinin madde bağımlılığı ya da kumar bağımlılığı gibi bağımlılıkları varsa o zaman tedavi ettirilmelidir. Hassas olan boşanma sürecinde kadın gerekiyorsa korunma talep edebilecektir diyebiliriz.