0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Menfi Tespit Davası Nedir | Menfi Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Menfi Tespit Davası nedir? Mahkemesi nerede görülür? Menfi tespit davası kişilerin kendilerinde bulunan ya da bulunduğu iddia edilen borç durumlarını, açılan dava ile birlikte yürütme sürecidir. Menfi tespit davası belli başlı şartları içerisinde bulunduran bir dava sürecidir. Menfi tespit davası kimler tarafından açılır, ne kadar sürede sonuçlanır ve harç oranı nedir? Tüm detayları ve merak edilenleri ile yazımızda yer verilmiştir.

Takip Kesinleştikten Sonra Menfi Tespit Davası

Menfi tespit davası, icra takibinde bir kesinlik oluştuktan sonra dava süreci de bunun beraberinde gelişir. İcra takibinin kesinlik kazandırması takibin durdurulması gerektiği anlamına gelmez. Menfi tespit davasında, icra süreci takipten önceki süreç ya da takipten sonraki süreç olarak açılabilmektedir. Menfi tespit davası kesinleştikten sonra açılan dava sürecinde, takip öncesinde açılan davadan farklı bir şekilde süreç ilerler. Mahkeme, burada icra takibinin durdurulması gerektiği gibi bir karar ortaya çıkarmaz. Çünkü böyle bir durum olduğu zaman icra takibi yürütülmesi tam anlamıyla kesinlik kazanmış olmaz.

İcra takibi kesinlik kazandığı zaman, ardından menfi tespit davası açılır. Burada borçlu olan kişi üzerinde bulunan zararları karşılamak üzere mahkemeden ihtiyati tedbir denilen yol kullanılarak para tekrardan istenir. Yani burada icra takibinin mahkeme tarafından bir kesinlik kazanması ve bunun sonrasında bir dava açılması, takibin durdurulması ya da takibin tekrardan devam etmeyeceği anlamlarına gelmez. Bunun beraberinde borçlu alacaklı ile bir uzlaşmaya gidip davanın, ortada bulunan bir borç durumunun, alacaklının parasını almasıyla kalkması gerektiği istenilir. Burada amaç, alacaklı olan kişinin üzerinden açılan bir takım masrafları ve kendisi üzerine bulundurulan zararları karşılamak ve icra takip davasının bu şekilde sonlanması gerektiği anlamına gelir.

Menfi Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Menfi tespit davası, davalının bulunduğu ikametgâh adresinde yer alan mahkemede görülür. Menfi tespit davası yürütülme süreci, icra takibi öncesi ya da icra takibi açıldıktan sonraki süreç olarak bulunmaktadır. Burada icra takibinden önce bir dava süreci başlamış ise buradaki yetkili mahkeme davalı olan kişinin ikametgâh adresi nerede ise orada bulunan yer mahkeme sürecinin görüleceği yerdir. İcra takibi açıldıktan sonra bir süreç başlamış ise burada da borçlu olan kişi icranın görüldüğü yer mahkemesinde ya da alacaklı olan kişinin ikametgâh adresinin bulunduğu yerde bir dava görülür. Menfi tespit davası davalı veya borçlu olan kimsenin, genel olarak ikametgâhının bulunduğu yere göre, bulunan mahkemesinde menfi tespit davası yürütülür. Menfi tespit davası yürütülürken icra takibinin yapıldığı yere göre de bir mahkeme bulunabilir. Bu durum menfi tespit davası görevli mahkemelere göre farklı şekillerde olabilir. Bunlar Asliye Hukuk Mahkemesi, asliye Tüketici Mahkemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi olarak değişkenlik gösterebilir. Fakat burada seçilen mahkeme alacaklı ve borçlunun ikametgâhına göre de değişkenlik gösterebilir ve bu şekilde bir menfi tespit davası süreci yürütülür.

Menfi Tespit Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Menfi tespit davasının tam anlamıyla sonuçlanma süresi 541 gün olarak İcra kanunu içerisinde belirtilmiştir. Buradan davanın sürecinin daha fazla uzaması ya da kısaltılması gibi zamanlamalar, dava sürecindeki belli başlı sebeplere dayanmaktadır. Menfi tespit davası, borçlu olan bir kişinin üzerinde bulunan bir borcu ödememek üzere, bunun ispatını yapması gereken ve bu konuda açılan bir davadır. Burada dava süreci, borçlu olan kişi ve davalı olan kişinin süreçteki durumuna göre uzayabilir ya da kısalabilir. Borçlunun üzerinde bulunan borçlar, 1 yıl süreyle banka dokümanları, icra takip süreci ve belli başlı sebepler menfi tespit davasında detaylı olarak incelenmesi gereken sebeplerdir. İcra takibinin önceden açılması ve bu süreçte yapılan işlemler ardından icra takibinden sonraki bir dava süreci ve buradaki işlemler gibi oldukça uzun bir süre gerekir.

Menfi tespit davası içerisinde borçlu olarak bulunan kişi borçlu olmadığını kısa sürede ispat etmesi, hakkında açılan icra sürecinin de iptal olması gibi süreçlerde bulunur. Buradan borçlu, borcunu ödemekten kurtulduğu zaman davada daha kısa sürede sonuçlanır. Fakat elde edilen banka dokümanları, icra takibinden alınan veriler ve 1 yıl süreyle kişinin davalı ile olan imzalı belgeler bu sürenin uzaya bileceğini de gösterebilir. Birlikte çalışılan avukattan oldukça önemlidir. Avukat icra takibi öncesi ve icra takibi sonrası süreçler de kişinin borçlu olmadığına ve böyle bir durum ile karşı karşıya kaldığını ispat etmesi gerekir. Menfi tespit davası içerisinde en önemli durum ispat edilmesidir. Avukat süreci yönetirken, kişinin bu süreçte uğradığı zararın yeniden karşılaması için gerekli her türlü belgeyi mahkemenin huzuruna çıkarması gerekir.

Menfi Tespit Davası Zamanaşımı

Yasa üzerinde, menfi tespit davası için belirli bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Kişinin herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresi gibi öngörülmüş bir yasa, menfi tespit davası için bulunmaz. Fakat zaman aşımı süresi dava içerisinde borçlu olan kişinin, hukuki anlamda borçlu olmadığı görülürse, buradan zamanaşımı süresi bulunabilir. Bunun dışında zamanaşımı süresi ön görülmez. İcra iflas kanunu 72. maddesi gereğince menfi tespit davası için zamanaşımı süresi söz konusu olmayan bir süredir. Fakat belli başlı şartlara uyulmadığı takdirde zamanaşımı söz konusu ortaya çıkacaktır. Burada borçlu olan kişi hakkında bulunan icra takibine herhangi bir şekilde bir itiraz etmemiş ise ya da kaldırılmış olan itiraza bir gerekçe göstermemiş ise burada borcunu ödemiş olarak bulunur.

Borcunu ödediği tarih boyunca mahkemeye menfi tespit davası açarak ödediği haksız paranın geri alınması için süreç başlatır. Böyle bir gerekçe ile menfi tespit davasında zamanaşımı süresi oluşmuş olur. Zamanaşımı süresinin oluşmaması için hakkında açılan icrayı takip edip ve itiraz etmesi gerekir. Hakkında açılan itirazlara borcunu ödemeyeceği takdirde bir itiraz kaldırılması zamanaşımı oluşmayacağını gösterir. Diğer bir şekilde borcunu ödediği tarih ve beraberindeki 1 sene boyunca mahkemede dava açması gerekir. Davasını bir sene sonrasında açtıktan sonra burada da biri zamanaşımı süresi ortaya çıkar.

Menfi Tespit Davası Harç

Menfi tespit davası için harç oranı, kanun içerisinde de belirtildiği gibi nispi bir orandır. Yani burada bulunan harç oranı belirlenen bedel üzerinden ortaya çıkar. Buradaki bedel ise dava üzerinden talep edilen ve kişinin borçlu olmadığına dair beyan bedelidir. Harç oranı ise bu beyan bedeli üzerinden bir hesaplama elde edilerek alınır. Dava üzerinde bilmesi gereken harç tutarı, nispi harç olarak bulunur. Davanın bedeline göre hesaplaması yapılır. Menfi tespit davası görülürken burada istenecek tazminat tutarı harç hesabının içerisine girmez. Borçlu olan kişi borçlu olmadığını iddia ettiği takdirde bedel olarak bulunur. Diğer bir tabirle peşin harç olarak da belirlenir. Menfi tespit davası içerisinde, nispi oran olarak belirlenen tutar borçlu olan kişinin ve davanın sürecindeki ispatlara göre belirlenen bir orandır. Bu orana yasaya göre bu şekilde bir değer verilmiştir. Yasal olarak belirlenen oran sistemine göre binde 68 olarak, harç oranı hesap edilir.

Müspet Tespit Davası Nedir?

Müspet tespit davası, ortada bulunan hak hukuk ilişkisi olması ve bu durumun mahkeme üzerinden onay kılması için açılan bir dava türüdür. Müspet davası, tespit davalarının bir çeşidi olarak bulunur. Olumlu anlamında bulunan bir tespit davası alt dalıdır. Müspet tespit davası söz konusu olarak bulunan hukuki varlığın, mahkeme üzerinden tespit edilmesi amacı ile açılan bir davadır. Müspet tespit davası, diğer bir anlamı ile olumlu saptama davası olarak da bilinmektedir. Burada bir kişi, bir başka kişiyle aralarında bulunan hukuki süreç ilişkisinin, mahkeme ile kesinlik kazanması amacıyla bir dava açılır. Bu dava ile birlikte karşılıklı olarak kişilerin aralarında bulunan hukuki ilişkinin mahkeme eliyle tespit edilmesi ve saptanması sürecidir. Müspet tespit davası, tespit davalarının alt başlığı olarak bulunur ve burada diğer alt başlık olan menfi tespit davasına göre karşılıklı olarak bir olumlama yer alır. Olumlama olmadığı zaman yani bir kişinin hukuki ilişkiyi, inkâr etmesi takdirin de menfi tespit davası olarak diğer alt başlık kullanılır. Tespit davalarında bulunan 2 alt başlıkta farklı şekillerde bir dava sürecini gerektirir ve ikisinin de sürecine göre süreside uzayabilir ya da kısalabilir. Bu durum karşılıklı olarak uzlaşma ya uzlaşamama durumuna göre değişkenlik gösterir.

Menfi Tespit Davası Nasıl Kazanılır?

Menfi tespit davası borçlu lehine ya da alacaklı lehine kazanılan bir dava sonuçlanmasıdır. Dava borçlu lehine kazanırsa, burada bulunan ihtiyati tedbir kararı tamamen ortadan kalkar. Yani icra takibinde bulunan veznedeki para borçlu olan kişiye takdim edilir. Dava borçlu lehine sonuçlandığı takdirde, alacaklı olan kişi tazminat ile karşılaşma durumu yaşar. Borçlu olan kişinin üzerine oynanan haksız ve kötü niyetli bir durum ve beraberinde menfi tespit davası açılması için zorlanan bir durum var ise burada alacaklının tazminatla karşılaşması ve tahsilinin kararı verilir. Borçlu olan kişi burada zarara uğrayıp haksız bir icra takibi ile karşı karşıya kalındığı tespit edildiği takdirde, menfi tespit davası borçlunun aleyhine sonuçlanır ve kesinlik meydana gelmiş olur. Fakat dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, yani alacaklı burada uğradığı zararı karşılar. Borçlu kişi mahkûm edilir. Menfi tespit davası alacaklı lehine sonuçlanması, takipten önce açılan bir dava süreci ile kazanılır.

Takipten sonra bir dava açılmışsa burada borçlu olan kişinin kazanması daha çok hüküm sürer. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması yani diğer bir deyişle davanın reddedilmesi anlamına gelir. Kesin hüküm olarak alacaklı ve borçlunun borcununum, hukuki anlamda bir ilişkisi bulunduğu mahkeme içerisinde kesinlik kazanır. Menfi tespit davası icra takibinden önce açılan bir dava ise burada alacaklı tekrardan icra yoluna başvurarak bir para kazanma imkânı oluşturur. Alacaklı borçlu olan kişiden alması gereken miktarı geç aldığına dair borçlu olan kişiye tekrardan bir dava açar ya da kendisine borcu ödenir.

Burada alacaklının alması gereken miktar, uğradığı zarar ile birlikte hesaplanarak dava süresince bir karara bağlanır. Ve ardından borç, alacaklının belirlediği tutar alması ile tayin edilir. Alacaklı ve borçlu olan kişi arasında bulunan miktar ya da diğer bir değişle zarar yüzde yirmi oranında bir fazlalık görülüyorsa burada alacaklı bunu talep edebilir. Ya da borçlunun böyle bir durum olduğunu, yüzde 20’lik oranda bir zarara uğradığını ispat etmek zorundadır. Bu durum mahkeme tarafından alacaklının lehine sonuçlanması ile istenilen bir karardır. Alacaklının zarara uğradığını ve borçlunun borçlu olduğunu belgeler ile ispat etmesi ile kazanması kesinlik olarak ortaya çıkar.

Call Now Button