0 533 351 98 54
Sosyal Medya Hesaplarımız

Meskeniyet Davaları Nedir?

Meskeniyet iddiasının ne olduğunu açıklamak gerekirse icra iflas halinde genelde kullanıldığını söyleyebileceğimiz bir terimdir. İcra iflas kanununa bakıldığı zaman 82/12 maddesinde konuyla ilgili ayrıntılı açıklama yapıldığı görülür. Meskeniyet iddiasında borçlunun evini, ancak evin kıymeti yüksekse, ev bedelinden haline münasip bir yer satın alabilecek kadar miktarı borçluya bırakarak haczederek satmak anlamına gelir.

Borçlunun bu duruma uygun olup olmadığını anlamanın bazı yöntemleri vardır ve genelde haciz esnasındaki kişinin o anki sosyal durumuna bakılır. Borçlu olan kişinin ailesi de göz önüne alınarak ihtiyaçlarına bakılır ve buna göre bir karara varılır. Borçlunun haline münasip bir evi olduğu gözlemleniyorsa o zaman bunun haczedilmeyeceğine karar verilir. Yani meskeniyet iddiasında borçlunun evine haciz gelebilmesi için bu evin onun için münasıp bir ev olmaması gerekir.

Meskeniyet Davalarında Münasıp Ev Nedir ve Nasıl Belirlenir?

Yargıtay kararlarına göre belirlenen münasip ev durumunun açılımı aslında borçlunun evinin ona uygun olup olmadığını anlamaktır. Haciz anında kişinin sosyal durumuna uygun bir evde oturup oturmadığı, borçlunun o anki durumuna ve ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenecektir. Aslında belirtilen aile kavramını geniş ele almak gerekir. Çünkü borçluyla aynı hane içerisinde yaşayan kişiler de ele alınır ve bakmakla yükümlü olduğu herkes böylesi durumlarda göz önüne alınır. Örnek vermek gerekirse borçlunun kızı ve kızının eşi aynı çatı altında oturuyorsa, kızının eşi de bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sayılabilecektir. Meskeniyet davaları geniş kapsamlı olduğu için içerisinde aile konutu şerhi gibi kavramlar da girebilmektedir.

Ancak yine de yargıtay kararına nazaran icra memurunun da meskeniyet iddialarında payının büyük olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü buna göre icra memuru yine de haczi yapabilir. Ancak borçlu her zaman bu icraya karşı çıkma hakkına da sahiptir. İcra memuru usulüne göre bir icra yapsa da itiraz hakkını borçlu dilediği zaman kullanabilir. Ancak meskeniyet iddiasında mekeniyet şikayetini haciz işleminden itibaren en geç 7 iş günü içerisinde yapmanız gerektiğini de unutmamalısınız.

Meskeniyet İddiası İtirazları Nasıl Sonuçlanır?

Önce yapılan  icraya itiraz eden borçlu ardından araya bilirkişileri sokacaktır ve barınması için zorunlu olan bu meskenin kıymeti bilirkişiler tarafından belirlenmeye çalışılacaktır. Eğer haczedilen yerin kıymeti bedelden fazla çıkarsa o zaman satılmasına karar verilebilecektir. Ancak mesken için gereken tutar borçluya bırakılacaktır ve kalan da alacaklıya verilir. Yargıtay aslında borçlunun da haklarını korumaktadır ve mesken davalarında, borç halindeki kişinin sosyal statüsünün daha sonradan gerilemesine, yani daha kötü bir statüye düşmesine izin verilmemesi gerektiğini söyler. Fakat bunun da bir sınırı olmalıdır. Çünkü statü kaybetmemek adına borçlunun alacaklıya ödemesini yapmaması da tekrar bir sorun oluşturacaktır.

Hacmedilmezlik şikayetinde bulunabilinecek bazı yerler vardır. Bunlar ipotekli olan meskenlerdir. Ancak bu meskenlerin de esnaf kredisi, mesken kredisi, zirai kredi gibi ipoteklerden yapılmış olması gerekir. Yani eğer bir evi banka kredisi kullanarak aldıysanız ve haciz durumunda karşı dava olarak haczedilmezlik şikayeti yaptıysanız bu şikayetin geçersiz olabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca mesken iddiaları için durumunuzun spesifikliği tam olarak anlayabilmek adına avukatla görüşmeniz gerekir. Meskeniyet davaları tahminden daha uzun sürebilmekte ve süreç gerektirebilmektedir. Bu durumda da yıpranma ve benzeri nedenlerden dolayı davanın şekli değişebilir. Tüm bilgi ve belgeleri toplamalı ve sosyal yaşatıya etki edecek her durum dikkate alınarak karşı dava açılacaksa mesken itiraz davası açılmalıdır. Aksi durumda bu çok daha fazla büyük bir külfet olabilir.

Call Now Button